“Unutmamalıyız” – Arif Arslaner

Almanya’da çok sayıda insanı katleden aşırı sağcılar, eylemlerini ırkçı komplo teorisi temelinde düzenliyor. Eylemleriyle demokrasimizi hedef alıyorlar. Demokrasimizi savunmalıyız.
Arşiv - 17 Şubat 2021 18:29 A A
FRANKFURT
25 Kasım 1990 günü, bir grup aşırı sağcı genç, Angolalı Amadeu  Antonio Kiowa’yı feci şekilde dövdü. Saldırıda ağır yaralanan Amadeu Antonio Kiowa,  birkaç gün sonra da hayatını kaybetti. 28 yaşındaydı ve iki Almanya’nın birleşmesinden sonra aşırı sağcı şiddetin ilk kurbanlarından biri oldu. Devamı geldi. Kısa bir süre sonra örneğin, 23 Kasım 1992 Möln’de: Yeliz Arslan, Ayşe Yılmaz ve Bahide Arslan. Gece evleri kundaklanarak öldürüldüklerinde Yeliz Arslan daha 10, Ayşe Yılmaz 14 ve Bahide Arslan 51 yaşındaydı. Evi, iki aşırı sağcı, molotof kokteyliyle yakmıştı. Saldırıda dokuz kişi de yaralandı. Ülkede 90’lı yıllarda, Solingen ve Darmstadt’ta olduğu gibi ırkçı ve aşırı sağcı şiddet estirildi.
Her bir vaka önemlidir
Terör 2000’li yıllarda devam ettirildi: Neonaziler, Haziran 2000’de Dessau’da Alberto Adriano’yu katletti. Eylül’de NSU, Enver Şimşek’i vurdu. Bu aşırı sağcı terör örgütü dokuz kişiyi daha öldürdü. Bugüne kadar pek çok suikast da bunlara eklendi. Irkçı ve aşırı sağcı eylemlerde kaç kişinin hayatını kaybettiği konusunda farklı bilgi var. Haftalık Die Zeit gazetesi ve Tagesspiegel’in araştırmalarına göre 187 kişi öldürüldü. Amadeu Antonio Vakfı ise 1990’dan beri aşırı sağcı şiddet kurbanını 213 olarak tespit ettiğini duyurdu. Her bir vaka önemli. Göçmenler, sığınmacılar, mülteciler ve aşırı sağa ve şiddete karşı koyma cesaretine sahip insanlar dahil tüm kurbanları hatırlamalıyız. 1 Haziran 2019’da Kassel Valisi Walter Lübcke, mültecilere yönelik çalışmaları nedeniyle öldürüldü. Bir yıl önce, 19 Şubat 2020’de fanatik bir ırkçı Hanau’da dokuz göçmeni katletti: Gökhan Gültekin, Sedat Gürbüz, Said Nesar Hashemi, Mercedes Kierpacz, Hamza Kurtović, Vili Viorel Păun, Fatih Saraçoğlu, Ferhat Unvar, Kaloyan Velkov. Sonra da annesini ve kendisini öldürdü.

Arif Arslaner, KUBİ Genel Müdürü

Demokrasiyi savunmalıyız

Her bir kurban bizi derinden etkiliyor, ırkçı şiddet eylemlerine büyük öfke duyuyoruz. Onları andığımızda kendimizde ırkçılığa karşı daha büyük güç buluyoruz.  Saldırganlar eylemlerini, ırkçı komplo teorisi temelinde düzenliyor. Eylemleriyle demokrasimizi hedef alıyorlar. Demokrasi ve hukuk devletini savunmak önemli. Zayıflatılmasına müsade etmeyeceğiz. O iyiliği aşırı sağa yapmayacağız. Hepimiz demokrasi, hukuk devleti ve barışçıl bir toplum için mücadele etmek zorundayız. Her gün.
Arif Arslaner kimdir?:
1979 yılından beri Almanya’da yaşıyan Arif Arslaner, Frankfurt Kültür ve Eğitim Derneği (KUBİ) Genel Müdürü’dür.
MOND Göçmen Örgütleri Ağı’na katılın
Kültür ve Eğitim Derneği (KUBİ), demokrasiyi güçlendirmek, demokratik süreçlere katılımı etkinleştirmek, ırkçılığa, antisemitizme, İslamofobi ve ayrımcılığa karşı mücadele etmek hedefleriyle MOND (Migrant*innen Organisationen Netzwerk für Demokratie) projesini başlattı. MOND, Demokrasi için Göçmen Örgütleri Ağı’na katılmak isteyenler şu adresler üzerinden başvurabilir:
İnternet sitesi: www.kubi.info
Arşiv - 18:29 A A
BENZER HABERLER