“Türkçe anadil dersleri, haktır. Vazgeçmeyin”

Emekli öğretmenler, ‘Türkçe’nin 50. yılı’ konulu toplantıda yaşadıkları zorlukları anlatırken Türkçe’ye sahip çıkılması gerektiğini vurguladılar
Arşiv - 15 Aralık 2019 14:38 A A

FRANKFURT

“Almanya‘da Türkçe anadil derslerinin 50 yılı” konulu toplantıda konuşan emekli öğretmen Turhan Danış,  “Türkçe dersi, kazanılmış bir haktır. Bu haktan vaz geçmeyelim” dedi. Frankfurt Türk Kültür Merkezi‘nde Frankfurt Başkonsolosluğu Eğitim Ataşeliğinin düzenlediği toplantıda emekli öğretmenler Turhan Danış, Songül Telli ile Gülşen Eldelekli anadil derslerinin veriliş serüvenini anlattılar.

40 görev yaptıktan sonra emekliliğe ayrılan Turan Dalmış Türkçe anadil derslerinin veriliş şeklini şöyle anlattı:  “1977 yılında Avrupa Topluluğu‘nun Türk işçilerin geri döneceğini ön görerek, çocukların Türkiye‘de uyumunu kolaylaştırmak için bütün üye ülkelerde Türkçe anadil dersleri verilmesini başlattığını kaydeden Dalmış, 1983 yılında Hessen eyaleti normal ders programına aldı. Verdiğimiz notlar öğrencinin sınıf geçmesini etkiliyordu. 1999 yılından itibaren emekli olanların veya ayrılanların yerine yeni öğretmen atamama kararı alındı. 2007 yılından itibaren de Türkiye‘den atanmaya başlandı.”  Türkiye‘den gelen öğretmenlerin çok zor koşullarda çalıştıklarını kaydeden Dalmış, Almanya‘da Telc sınavı ile B1 ve B2 sertifikaları verildiğine dikkat çekerek bu sertifikaların üniversite veya iş başvurularında önemli yer tutabileceğini söyledi. Bunun da çok önemli bir kazanım kaydeden Dalmış,  “Türkçe‘nin yeri okullardır. Bu işin eğitimini almış öğretmenler tarafından verilmeledir. Türkçe dersi, kazanılmış bir haktır. Bu haktan vaz geçmeyelim.”

Öğrencilerime verdiğim emeğimi, iki oğluma vermedim

Emekli öğretmenler konuşurken salonda zaman zaman duygulu anlar yaşandı.  Songül Telli, haftanın hep farklı okulda, farklı müdür, farklı öğretmenlerle çalıştığını söyledi. Alman öğretmenelere Türk öğrencilerin nelerin yapabileceğini kanıtladığını söyleyen Telli,  konuşmasında “Türk öğrencilere böyle duracaksınız, böyle soru soracaksın diye eğitim veriyordum. İlk yıllar liseden on öğrenciden biri, ikisi mezun olabiliyordu. Ama çabalarımızla durum normale döndü. Öğrencilerime verdiğim emeği, iki oğluma vermedim. Çocuklarımız, torunlarımız liseyi, üniversiteyi bitirdiğinde, bir de Türkçe‘yi iyi bildiklerinde biz mutlu oluyoruz. Bir lisan, bir insandır. Bu ABD‘de de, İngiltere‘de böyle. Alman hükümetinin de özverisini görmek gerek. Okulları açık tuttu, bizlere maaş verdi. Size otuz yıl hizmet ettim. Türkçe‘yi ikinci diy yapın. Bunu talep etme hakkım olsun“ ifadelere yer verdi.

Genç meslektaşlara tavsiye: Herşeyin başı sevgi

Emekli öğretmen Gülşen Eldelekli de mesleğe Çankaya‘da başladığını, evlilik yoluyla Almanya‘ya geldiğini belirtti. Dört yıl kadar kadınlara okuma yazma kursu ve seramik dersleri verdiğini kaydeden Eldelekli, 1980‘li yıllarda pek çok öğretmenin 12 Eylül nedeniyle yurt dışına çıktığını ve eyaletlerden iş istediğini anımsattı. İlk yıllar birleşik sınıflarda ders yapıldığını, bunun yaşlardaki öğrencilere ders vermenin zorlaştırdığını kaydeden Eldelekli, „Dört köyde dokuz okulun birleştirerek dersler verdim. Türkçe anadil derslerini din dersi saatine kaydırınca rahatladık. Bu şekilde 25 yılı tamamladım. Ben mesleğimi çok sevdim. Çocuklar ‚Melek misin?“ diye sorar. Melek değilim. Genç arkadaşlara tavsiyem de sabırlı olun, herşeye sevgiyle yaklaşın. Herşeyin başı sevgidir“ dedi. egazete.de

foto: (egazete) Eğitim Ataşesi Bora Başaran, emekli öğretmenlere çiçeklerle teşekkür etti

Arşiv - 14:38 A A
BENZER HABERLER

YORUM BIRAK

YORUMLAR

Hiç yorum yapılmamış.