Simit satarım” onurumu, şerefimi, cumhuriyetimi, satmam, sattırmam…”

Dizi ve sinema sanatçısı Şevket Çoruh, “Ben de hayır diyorum beni de kovun. Hiç bir şey yapamazsam; Taksim meydanında, “simit satarım” onurumu, şerefimi, cumhuriyetimi, satmam, sattırmam…” diye seslendi
Arşiv - 14 Şubat 2017 00:05 A A

Arka Sokaklar dizisi oyuncusu Şevket Çoruh, halk oylamasında ‘Hayır’ oyu verecegini açıkladığı için Kanal D’den kovulan İrfan Değirmenci’ye sahip çıkarak ‘Beni de kovun’ demişti. Sosyal medya hesabından sözlerinin arkasında durduğunu ifade eden dizi ve sinema sanatçısı Çoruh, “Ben de hayır diyorum beni de kovun. Hiç bir şey yapamazsam; Taksim meydanında, “simit satarım” onurumu, şerefimi, cumhuriyetimi, satmam, sattırmam…” dedi.

Şevket Çoruh bir başka paylaşımında da düşüncelerini sözlerle ifade etti: Başkanlık sürecinde herkes fikrini ortaya koyuyor. Elbette bu oldukça doğal. Herkes fikrine, ideolojisine, zihni çevresine uygun yorumlarla “Başkanlığı” masaya yatırıyor. Ama asıl masada kalanın Türkiye olduğu görülmüyor. Gelgelelim şahsım ve Hayır dememle ilgili yazılanları, söylenenleri, ileri geri geri değerlendirmeleri de hayret ve tebessümle takip ediyorum. Ekranlardan seslenen turunçgilleri, yatlarda keyif çatan ve gazete köşelerinde yer tutmuş zavallıları da tesadüfen görüyor, izliyorum. Kronik “HAYIR” hasımları hemen başını kaldırıyor. Bunların sicillerini kurcalasak hepsinde farklı ton ve renklerde Türk düşmanlığı çıkar. BOP’a evet desem, küresel ablukaya ses çıkarmasaydım benden iyisi olmazdı. Harama göz yumsam, hıyanete göz kırpsaydım baş tacı edilirdim. Ya da çözülme dediklerinde durmayın daha da çözün, bölün, Türklüğü yok edin, Türkiye’yi parçalayın deseydim el üstünde tutulurdum. Türk milletini 36’ya ayırdıklarında yetmez, ama evet; milliyetçiliği ayaklar altına aldıklarında hayaldi gerçek oldu deseydim mesele olmazdı. İnandıklarımdan hiç taviz vermedim. Eğilmedim, bükülmedim, eyyamcılığa, entrikacılara, saray dalkavuklarına eyvallah etmedim. Kim ne söylerse söylesin, ilkelerime sonuna kadar bağlıyım. Bize umut bağlamış mazlum milyonlara hem vefa, hem gönül borcumun farkındayım. Bizi görmek isteyen yüzdelere değil yüzlerden ATATÜRK gibi parlayan nurlu çehrelere baksınlar. Biz kutularda değil, Türklüğün kutbundayız. Biz oranlarda değil onurlu ve omurgalı yüreklerde saklıyız. Kuşatma zalim olsa da, onu yaracak ATATÜRKÇÜ duruş, tarihi dokunuş damarlarımızdadır. Bu damar rüşvet, zillet, hezimet damarı değil; ahlakın, aidiyet şuurunun, Çanakkale, Sakarya gibi kalkışın ve Türklüğün zafer müjdesinin eseridir. Teslimiyet sözlüğümüzde olmayan bir kelimedir. Taviz verip kaçmak, gürültü karşısında korkup sinmek bize Fizan kadar uzaktır. Ne ABD’den çekinir, ne AB’den ürkeriz. Ne sarayın tuzaklarından, ne de komplocu aktrollere aldanırız. Biz işimize ve yolumuza bakarız. Şahsen ATATÜRKÇÜ,CUMHURİYETÇİ iradenin tertemiz vicdan ve iradesine güvenir, ondan başkasını tanımam, takmam, hiç arkama da dönüp bakmam. Bugün olsa, yine olsa, BAŞKANLIĞA, maddesine evet diyenlerin tüm tezgah ve oyunlarına yine hayır derim, demeye de devam edeceğim. 4 milli ilkemizin haysiyetini, itibarını her daim savunurum; bunun için de her şeyi göze alırım. Çünkü mesele vatan ve milletin bekasıdır. Kıvançla söylüyorum, karanlık kampanyalara rağmen Cumhuriyet’e oy veren 86 milyonu aşkın milli ve yiğit kardeşe sahibim ve iftihar ediyorum. Türk milletinin yoluna baş koydum. Baş vermem, geri adım atmam. Duvarlar dikilse de karşıma aşarım, hendekler kazılsa da önüme geçerim. İmanımdan nasıl şüphe etmiyorsam, İzmir’in şafağına, ülkemin mutlu ve huzurlu yarınlara ulaşacağından da o denli şüphe etmiyorum. Bir amacın başarı limitini inanç belirler. Bu inanç, bu başarma azmi, düştüğü yerden kalkıp 1923’ün lezzetini tatma arzusu bizde vardır. Şimdi tekrar söylüyorum; serçe kuşu dağdan kalksa ne yazar, tavşan dağa küsse, karınca file diklense ne kazanır! Her şeyi görüp yaşayacağız.’

Arşiv - 00:05 A A
BENZER HABERLER

YORUM BIRAK

YORUMLAR

Hiç yorum yapılmamış.