Şevket Çoruh: Ezilen Türk halkının savunucusu ve sözcüsüyüm

Türk Tiyatrosu’nun simgesi Kavuk’un yeni sahibi Şevket Çoruh, Saraylarda yezit ile yaşamaktansa, kerbelada Hz. Hüseyin ile şehit olur bir damla suya muhtaç kalır yinede yezite boyun bükmem” dedi
Arşiv - 22 Eylül 2020 21:08 A A

Rasim Öztekin’den Türk Tiyatrosu’nun güldürü geleneğinin simgesi ‘Kavuk’u teslim alan ünlü oyuncu Şevket Çoruh sosyal medyada “Ben varya bu günlerime sizlerin desteği ve dik duruşumla geldim. Yanlız kaldım, hakaret edildim, hedef gösterildim, tutuklanmam için ellerinden geleni yaptılar ama şunu herkes bilsin ki; Benim yanimda Türk Halkı vardı, yani sizler vardınız. Ben Şevket Çoruh, mücadeleyi yaşam biçim edinmiş, ezilen Türk Halkı’nın savunucusu ve sözcüsüyüm… Geleneksel Türk Tiyatrosu’nun en önemli simgelerinden olan kavuk, Rasim Öztekin’den bana devredildi. Her zaman doğru yolumda yürüyeceğim. Saraylarda yezit ile yaşamaktansa, kerbelada Hz. Hüseyin ile şehit olur bir damla suya muhtaç kalır yinede yezite boyun bükmem” sözlerini paylaştı

Türk Tiyatrosu’nda güldürü geleneğinin nişanı olan “Kavuk”, Harbiye Cemil Topuzlu Açık Hava Tiyatrosu’nda düzenlenen özel bir devir teslim töreniyle Rasim Öztekin tarafından Şevket Çoruh’a teslim edilmişti. Çoruh kavuk devir teslim töreninde “Kavuğun emanetçisi olarak bir sonraki meslektaşıma devredene kadar son sözüm: Hak dostum, Hak!” demiş ve şöyle devam etmişti: “Rasim abinin bu güzel sözlerinden sonra sanırım kavuğu bana vermeyecek diye düşündüm. İlk önce çok makbule geçti demek istiyorum, çok sağ olsunlar, takdir etmişler bizi. Bir konuşma hazırladım, çok heyecanlıyım. Şimdi, Türk tiyatrosu özellikle bu dönemlerde ço zor bir dönem yaşarken, mahalle yanarken saçımızı mı tarıyoruz diye bir düşünce geldi aklıma dün burada dekoru yaparken… Çok sevinsem ayıp mı olur dedim, oturup ağlasam ayıp mı olur dedim. Ne yapacağımı bilemedim. Bu törenin en önemli tarafı iki tane yaşayan büyük ustam hayattalar; birincisi Ferhan Şensoy, Ses Tiyatrosu’nu hala ayakta tutan büyük usta… Ve en çok oyun seyrettiğim, sürekli hayran olduğum Rasim Öztekin ustam…”

Asıl ‘Kavuk’ devredilmiyor mu?

Kavuk teslimi büyük bir yankı uyandırırken Genco Erkal, “Pişmiş aşa su katmak istemem ama” diyerek paylaşımda bulundu. Erkal, araştırmacı Tekin Deniz’in “Aslında kavuğun Geleneksel Türk tiyatrosunun son temsilcisi İsmail Dümbüllü tarafından kimseye devredilmediği” sözlerine “Pişmiş aşa su katmak istemem ama…” diyerek destek verdi.
Karar’a konuşan Tekin Deniz kavuk ile ilgili “Kavuk bir ustalık nişanesi, Dümbüllü Özkul’a kavuğu değil evindeki Pişekâr takkelerinden birini verdi. Kavuk hala ailede, Özkul ya da başka hiç kimse alamadı” demişti.

Kavuk devir geleneği nedir?

Kel Hasan Efendi Kavuğu, Türk Tiyatrosu’nun güldürü geleneğinin nişanesi olarak adlandırılıyor. Gelenek, tiyatronun tuluat ustalarının en renkli ismi Kel Hasan Efendi, güldürü tuluatının devamını sağlayacak olan öğrencisi İsmail Dümbüllü’ye sembolik bir nişane olarak kavuğunu teslim etmesiyle başladı. Orta oyunu ve tulûat sanatçısı İsmail Hakkı Dümbüllü, ustası Kel Hasan’dan devraldığı kavuğu, 1968’de oyuncu Münir Özkul’a devretti. Münir Özkul da 1989’da Ferhan Şensoy’a verildi.  Şensoy kavuğun yeni emanetçisi olarak 2016’da Rasim Öztekin’i belirledi.

Arşiv - 21:08 A A
BENZER HABERLER