‘Rakı yakarak, şampanya patlatarak sanatçı onurlandırılmaz’

Güzel türkü yorumlarıyla sanatseverlerin yakından tanıdığı Leyla Demir, bugünlerde kendi albümünü çıkarmanın heyecanı yaşıyor. Leyla Demir, Avrupa’da türkü söylenecek ortamlar konusunda ise çok endişeli…
Arşiv - 16 Ekim 2016 23:20 A A

Büyülü sesiyle dinleyenleri kendine hayran bırakan Leyla Demir, sanatçıların türkülerini konser niteliğinde söyleyebilecekleri mekanların özlemini çektiklerini söylüyor. Avrupa’da türkü barların sanat icra edilemez bir hale geldiklerinden yakınan Leyla Demir, “Sanatçı önünde rakı yakmak, şampanya patlatmakla onure edilmez. Güzelce dinlenir ve alkışlanır. Bir sanatçı için en büyük onur budur. Ekonomik kaygının önde olduğu mekanlardan uzak durmayı tercih ediyorum. Yaşadığım olaylar beni müziğe küstürdü. Umarım bu küslük uzun sürmez” diyor.  Türkülerin hor kullanılamayacağını, onların alınıp satılan meta olmayıp kültürel değerler olduğunu vurgulayan Leyla Demir, “Yalnızca türkü söylebileceğim ortamın özlemini çekiyorum. Repertuarım çok geniş. Uzun havalardan, beste, Urfa, Antep, Elazığ Ege ve Karadeniz türkülerine farklı eserler sunabiliyorum. Hepsi de muhteşem türküler. Onların değerini ancak dinleyicisi iyi bilir” diyerek kendini ifade ediyor.

leyla-demir4Leyla Demir kimdir?

Güzel sanatçının hikayesi İzmir’de başlıyor. Leyla Demir, klasik bir söylemle ilkokulda keşfedilir. Sesinin güzel olduğunun farkında varan öğretmenleri Leyla’ya sınıfta, bayramlarda, kutlamalarda türkü söyletirler. Okulda türkü okumalarının artması üzerine artık sesinin iyi olduğuna kendisi de inanmaya başlar. İlerleyen yıllarda Leyla Demir’de konservatuar isteği kabarır. Babası ise sanatçı olmasında çok, TRT’ye girip memur olmasından yanadır. Kendisinin de babasının da isteği gerçekleşmez. Genç kızdır artık. Buca Pir Sultan Derneği faaliyetleri katılmaya başlayan kızkardeşi, Leyla’ya da bağlama kurslarına katılmayı tavsiye eder. Kızkardeşinin isteğini yerine getirir. Ancak öğretmeni Leyla’la türkü söylemesinin daha yerinde olacağını söyler. Leyla Demir, dernek çevresinde kurulan Grup Hasret’in solistidir artık.

Tekstil fabrikasından türkü barlara

10 yıl türkülere, sosyal ve kültürel hayata karşılık beklemeden hizmet eder Leyla Demir. Evliliğinde ise işler iyi gitmemiştir. ‘Hayatla yüzleşmek’, çocuklarına bakmak zorundadır. Bir tekstil atölyesinde çalışmaya başlar. Ekonomik zorluk yaşadığını gören dostları, o “Bu türkülerin herbiri türlü bedeller ödenerek bu güne getirildi. Hangi bedel karşılığında oralarda okuyacağım” diye düşünse de onu türkü barlarda sahne alması konusunda ikna ederler. Marmaris’te büyük bir otel grubunda arkadaşlarıyla birlikte sahne alır. Ardından da Hollanda ve Almanya’nın pek çok kentine davet edilir. Türkiye’deki türkü ortamını bulamaz.

Hayatının yeni dönüm noktası, konserler sırası

Onu Avrupa’ya davet edenler arasında müstakbel eşi de vardır. Tanışırlar, iki ay içinde de evlenirler. Bu kez Avrupa’ya işçi ailesi olarak gelir. O türkü söylemeye devam eder. Kenan Çallı’nın isteği ile amatör ve usta sanatçıların biraraya geldiği “Mızrap Tele Değince’ albümünde Ali Asker’in partneri olur. Leyla Demir artık, sanatçı dostlarının albümlerinde aranan vokaldir.

Leyla Demir, şimdilerde ise kendi albümünü yapmanın heyecanını yaşıyor. Türküleri haketmeyen mekanlardan da uzak durmayı tercih ettiğini söylüyor.

Arşiv - 23:20 A A
BENZER HABERLER

YORUM BIRAK

YORUMLAR

Hiç yorum yapılmamış.