Modern savaşların öncüsü

Demiryolu, zırhlı gemiler, mayın ve telgrafın kullanılmaya başladığı Kırım Savaşı’nı, modern savaşların öncüsü olarak niteleyen Hüner Tuncer, kitabında bu döneme ışık tutuyor.   YEŞİM PÜTGÜL Ondokuzuncu yüzyıl Osmanlı-Avrupa ilişkileri ve diplomasi alanında pek çok çalışması bulunan Doç. Dr. Hüner Tuncer’in son kitabı Kırım-Savaş ve Diplomasi, Tarihçi Kitabevi etiketiyle kısa bir süre önce raflardaki yerini aldı. […]
Arşiv - 2 Eylül 2017 23:59 A A

Demiryolu, zırhlı gemiler, mayın ve telgrafın kullanılmaya başladığı Kırım Savaşı’nı, modern savaşların öncüsü olarak niteleyen Hüner Tuncer, kitabında bu döneme ışık tutuyor.

  YEŞİM PÜTGÜL

Ondokuzuncu yüzyıl Osmanlı-Avrupa ilişkileri ve diplomasi alanında pek çok çalışması bulunan Doç. Dr. Hüner Tuncer’in son kitabı Kırım-Savaş ve Diplomasi, Tarihçi Kitabevi etiketiyle kısa bir süre önce raflardaki yerini aldı.

1850’lilerden itibaren Osmanlı, güçsüz, tek başına ayakta duramayan bir devlet görünümündeydi. 1853’te başlayan Kırım Savaşı, kazanan taraf olmasına rağmen Osmanlı Devleti’nin çöküşünü daha da hızlandırdı. Ancak savaşın önemi sadece bununla da sınırlı değil. Doç. Dr. Hüner Tuncer’e göre Kırım Savaşı, modern savaşların öncüsü. Bu savaşta ilk kez demiryolları, zırhlı gemiler ve mayınlar kullanılmış; Florence Nightingale öncülüğünde kadınlar savaşta aktif rol oynamış; telgrafın kullanılması sayesinde cephedeki gelişmeler gün be gün halklara yansıtılmış.

Yönetenlerin dikkatine

Üç yıllık sürecin ve savaşa taraf olan devletlerin Osmanlı politikalarının ayrıntısıyla incelendiği kitapta, dönemin önemli şahsiyetlerinin fotoğraflarına da yer verilmiş. Doç. Dr. Hüner Tuncer’in sırf bu dönemi inceleyen kitabı kaleme alma sebebi ise günümüz politikacılarını uyarmak. Doç. Dr. Tuncer bunu şöyle dile getiriyor:

“Kırım Savaşı üzerine bir kitap yazarak, Osmanlı’nın çöküşünü gözler önüne seren tarihten bir yaprağı, özellikle ülkemizi yönetenlerin dikkatine getirmeyi bir görev saydım. Ülkemizde Osmanlı’yı hortlatmak isteyenlerin, 1500’lerin sonuna değin süren yükselme döneminden çok, 1600’lü yıllardan başlayan çöküş ve yozlaşma sürecini göz önüne almalarını isterim.”

 

Kâfirle İttifak / Christine Isom-Verhaaren

Haçlı’nın gölgesinde

kralla sultanın işbirliği

Fransa Kralı François ile Osmanlı Sultanı Süleyman Kutsal Roma-Germen İmparatoru V. Karl’a karşı birleşirse ne olur? Ya da şöyle soralım: Haçlı seferlerinin hâlâ canlılığını koruduğu bir dönemde Hıristiyan bir kralla Müslüman sultanın askeri ittifakı nasıl sonuçlanır? Siyasi çıkarların dinsel ayrımlardan daha önemli olduğu 16’ncı yüzyıl Avrupası’nda kurulan bu ittifak,  kâfirle ittifak olarak anıldı. Christine Isom-Verhaaren, Türkçesi “Kitap Yayınevi” tarafından yayınlanan kitabında işte bu döneme ışık tutuyor. Cem Sultan olayının ve 1543-44 Osmanlı-Fransız ortak harekâtının incelendiği kitapta, Osmanlıların dost topraklara saldırmaması, seferlerini en ince ayrıntısına kadar planlaması, Toulon’da kışlayan Osmanlı donanmasının her aldığının parasını ödemesi gibi o dönemde Batı’da ender görülen olumlu özelliklere de değiniliyor. Bu arada Halil İnalcık’ın öğrencisi olan yazarın halen Brigham Young University’de Ortadoğu ve Osmanlı tarihi öğretim üyesi olduğunu da ekleyelim.

 

Osmanlı Arap Coğrafyası ve Avrupa Emperyalizmi /

Ali Akyıldız – Zekeriya Kurşun

 Arap coğrafyasındaki asırlık sorun

 Suriye, Irak, Ürdün, Filistin… Bir zamanlar büyük kısmı Osmanlı toprakları olan Arap coğrafyası bundan 100 yıl önce de sorunluydu. İki yetkin tarihçinin hazırladığı Osmanlı Arap Coğrafyası ve Avrupa Emperyalizmi kitabı, 1. Dünya Savaşı sırasında bu topraklardaki fiili ve hukuki durumu anlatıyor. Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları’ndan çıkan kitap, Hariciye Nezareti’nin Avrupa’nın Osmanlı topraklarından elde ittiği imtiyazların ileriki yıllarda nasıl geri kazanılabileceğine dair argümanları içeren raporlardan oluşuyor. 1916 – 1919 yılları arasını kapsayan raporlarda, hukuken Osmanlı’nın egemenliğinde olan ancak gasp edilen bu toprakların geri kazanımında başvurulacak yöntemler anlatılıyor. Hariciye Nezareti İstişare Odası Hukuk Müşavirliği nezaretinde hazırlanan raporlar, aynı zamanda diplomatların da bu konularda fikir sahibi olmaları ve bilgilendirilmeleri için kaleme alınmış. Ali Akyıldız ve Zekeriya Kurşun, Fransızca kaleme alınıp sonradan Türkçeye çevrilen hariciye raporlarının tamamına yer verdikleri kitapla, bu coğrafyada günümüzde yaşanan sorunların 100 yıl önceki kökenine de ışık tutuyor.

Arşiv - 23:59 A A
BENZER HABERLER

YORUM BIRAK

YORUMLAR

Hiç yorum yapılmamış.