Köy enstitülerini anlattı

Köy Enstitülerini anlattı: Çocuklar binaları öğretmenleriyle birlikte kuruyor. Kitap nedir bilmeyen çocuklar, dünya klasiklerini okuyorlar
Arşiv - 8 Mayıs 2016 15:51 A A

Emekli öğretmen, yazar Bekir Özgen, Frankfurt Kültür Treff lokalinde Köy Enstitüleri’ni anlattı. Toplantıyı yazar Selçuk Ülger yönetti.

koy-enstitüleri3

Cumhuriyet döneminde kimlik oluşturma çabalarına dikkat çeken Bekir Özgen Köy Enstitüleri’ne varan süreci şöyle anlattı: “Cumhuriyet öncesi babalarımız, dedelerimiz ‘Ben Türküm’ değil, ‘Ben Osmanlıyım’, ‘Ben Müslümanım’ diyordu. Anadolu yarımadasına ‘Türk’ sözünü veren batı olmuştur. Yedi ülkede ‘Tanrı bizleri vebadan, çekirgeden ve Türklerden koru’ ifadesi var.  Yeniçeri Ocağı devşirme çocuklardan alınıyordu. Sarayın bürokratik işlemlerini yapanlar arasında da Türk yoktu. Hareme alınan cariyeler arasında da. Fransız ihtilalilnden sonra uluslaşma başlıyor. Anadolu paylaşılıyor. Türkiye genç kuşağını kaybediyor. Ulus için ülkü birliği yetmiyor. Anadolu yarımadasında konuşulan dilin adı Türkçe değil. İşte Atatürk değişime dilden, eğitimden başlıyor. “

koy-enstituleri1

Cumhuriyet aydınlığını köylere taşımak için

Nüfusun yüzde sekseninin köylerde yaşadığı Cumhuriyetin ilk yılları okuma yazma bilenlerin çavuş yapıldığını kaydeden Özgen sözlerini şöyle sürdürdü:  “Pek çok proje gerçekleşti. Bunlardan biri de 1927 yılında Denizli ve Kayseri’de köy öğretmeni okullarının açılmasıdır.  Bunlar 1932 yılında Atatürk’e rağmen kapatılıyor. Hayata geçirilen Köy Enstitüleri ile 15 binden fazla öğretmen, 3 bin kadar sağlıkcı yetiştirdiler. Üç bin kadının da öğretmen olması önemli. Köy enstütlerinin ilk başta binaları, hiçbirşeyleri yok. Çocuklar, öğretmenleriyle binasından, kütüphanesine, salonundan labaratuarına hepsini kendileri kuruyorlar. Kitap nedir bilmeyen çocuklar, Köy Enstitüleri’nde dünya klasiklerini okuyorlar. Köy Enstitüleri, Alevi köylerinin birikimlerinden yararlanıyor. Gerçek anlamda demokratik bir sistemdi. Öğrencilerin onayı alınırdı. Oradan yetişen öğretmen, valiye kaymakama hesap sorabiliyordu. Okullarda çocuklar doğunun, batının, kuzeyin güneyin bütün ülkenin halk oyunlarını, kültürünü alıyordu. Türkçe büyük bir zenginliğe ulaştı. Köy Enstitüleri ile ulusal olmanın ilk ayağı kaldırıldı.”

koy-enstituleri2

Yeniden kurabilir mi?

Özel kişiler biraraya gelmesiyle ‘Köy Enstitüleri’ni yeniden kurabilirler mi?’ sorusunu da cevaplayan Bekir Özgen, Köy Enstitüleri’nin sistem bütünlüğü içinde devlet projesi olduğunu belirterek, “Türkiye’nin yeni koşullarına yeniden oluşturmak mümkün görünmüyor. Olsa bile kentlerde yaşayanlar için yapılanmalı” dedi. Bekir Özgen, Köy Enstitüleri yazı ve kitaplarını biraraya getirerek büyük bir arşiv oluşturduklarını da söyledi. Yazar Selçuk Ülger de Köy Enstitüleri’nin Fakir Baykurt, Talip Apaydın, Mahmut Makal gibi pek çok yazar yetiştirdiğini, bu yazarların Türkçe’ye büyük katkıları olduğunu anlattı.

koy-enstitüleri4

Bekir Özgen kimdir?

Bekir Özgen, 1936 yılında, Kayseri-İncesu’da doğdu. İlk ve Ortaoğrenimini Kayseri’de tamamladı.  1960 yılında, Dil, Tarih ve Coğrafya Fakültesi, İngiliz Filolojisini bitirdi.  1963’te Kayseri Lisesi’ne İngilizce öğretmeni olarak atandı. Kazandığı sınavlar sonucu, önce Fulbright Bursu ile 1967’de ABD’de; ardından, Avrupa Konseyi bursu ile de 1968-1969’da İngiltere’de Yüksek Lisans öğrenimi gördü.  1970 yılında atandığı Bornova Anadolu Lisesi’nden 1985’te emekli oldu. Yazarın, altısı İngilizce, yirmi beş yapıtı bulunmaktadır. Bunlardan yedisi, büyük ödül almış eğitim ve sosyal bilim araştırmalarıdır. Bekir Özgen‘in değişik dergi ve gazetelerde makaleleri yayımlanmaktadır. Ayrıca, BÜTÜN DÜNYA Dergisinin, “Anadolu’nun Dünyası” adlı köşesinde her ay yazıları çıkmaktadır. Diğer çalışmaları yanında, eğitbilim, toplumbilim ve Atatürkçülük konularında konferanslar vermektedir.

Arşiv - 15:51 A A
BENZER HABERLER

YORUM BIRAK

YORUMLAR

Hiç yorum yapılmamış.