Karantina günlüğü 8 – Ezgi Naz Taşdemir

Keşke görebilseydim. Son bir kez dedeme sarılabilseydim. Son bir kez “Hoşgeldin dede” diyebilseydim. Diyemedim…
Arşiv - 22 Aralık 2020 16:20 A A

Gün 8:

Güzel şeyler olmayacak. Artık inanmıyorum. Güzel şeyler olmuyor. Hep daha da kötüsü oluyor. Bunun benim olumsuzluğumla da ilgisi yok. Sadece hayat böyle ve ben de artık hayatın nasıl ilerlediğini öğrendim.

Bir gün öyle şeyler oluyor ki bir sürü umutla doluyorsun, her şeyin güzel olacağına inanıyorsun, artık hayat benim de yüzüme gülecek diyorsun ama o öyle olmuyor.

Ertesi gün hayat sana öyle bir tekme atıyor ki düştüğünde tüm umutların, inandığın her şey kırılıyor.

Dün güzel şeyler artık olacak demiştim değil mi? Demiştim. Ama olmadı. Olmuyor.

Dünki bütün umutlarım şuan yerle bir olmuş durumda. Neden mi? Bugün dedem öldü benim. Artık önümde kalan ömür boyunca ‘dede’ kelimesini kullanamayacağım. Çünkü artık öyle sesleneceğim biri olmayacak.

Hepimiz fiziksel olarak iyi olsak da berbatız. Annemin artık baba diyebileceği biri olmayacak, anneannem hayat arkadaşını kaybetti. Evde ‘ölüm’ sessizliği hakim. En en en kötüsü de ben annemle anneannemin yanına gidip kocaman sarılıp “Her şey düzelecek, iyi olacağız” diyemiyorum.

Dedemi Antalya’ya geldiğinden beri hiç görememiştim çünkü gelir gelmez hastaneye gitmişlerdi. Keşke görebilseydim. Son bir kez dedeme sarılabilseydim. Son bir kez “Hoşgeldin dede” diyebilseydim. Diyemedim…

Seni çok seviyorum dedem. Bunu sen de biliyorsun, hissediyorsun. Keşke aramızdan ayrılmasaydın. 22 Aralık 2020. Bu tarihi unutmayın benim için. Bugün aramızdan çok değerli, yardım sever, iyi bir insan ayrıldı. Cennet de bir melek kazandı.

Arşiv - 16:20 A A
BENZER HABERLER