Kitap okumak mutlu eder mi? – Ezgi Naz Taşdemir

“Bir kitap almak insanı gerçekten bu kadar mutlu ediyor mu?”
Arşiv - 4 Ekim 2020 18:50 A A

Bu dünyadan çıkıp bambaşka bir evrene ışınlanmak ister misiniz? Şu zamanlarda kim istemez ki? Peki bunu nasıl mı yapacağız? Kitap okuyarak.
Çünkü kitaplar bambaşka dünyalara açılan kapılardır. Bir kitabın ilk cümlesini okuduğunuzda fantastik bir dünyada kendinizi bulabilirsiniz ya da başına bin bir türlü bela açan ama sonradan sıyrılan üniversiteli gençlerin arasına girebilirsiniz.
Peki benim kitaplarla tanışma hikayem nasıldı?
Bundan 4 yıl öncesinde 13 yaşındaki bir kızdım. Okula gider gelirdim, eve gelince telefon oynardım. Annem de hep telefonumu bırakıp elime bir kitap almamı ve okumamı söylerdi.
Şiddetle karşı çıkardım. Çünkü o zamanlar kitaplar çok kalın ve çok sıkıcıydı, kapakları da çok çirkin ve eskimişti.
Bir gün veli toplantısında Türkçe öğretmenim aileme, beni kitap fuarına götürmelerini söylemişti. Ona göre o kadar çok kitabı bir arada görünce merak edecektim ve okumak isteyecektim.
Gerçekten de öyle oldu. Kitap fuarı çok kalabalıktı ve her stantta bir sürü kitap vardı. Tek tek stantları dolaştım, insanları inceledim. Hepsinin yüzünde bir gülümseme vardı.
Çünkü onlar kitapların başka evrene açılan kapı olduğunu keşfetmişlerdi ve farklı dünyalara gitmek için can atıyorlardı. İçimden dedim ki;
“Yahu bu insanların elinde bir sürü kitap var, hepsi de mutlu. Bir kitap almak insanı gerçekten bu kadar mutlu ediyor mu?”
Ediyormuş. O gün ordan tam 6 tane kitap aldım. Kitap almanın heyecanını ilk o zaman keşfettim. Eve gelir gelmez birini açtım ve başladım okumaya. Kafamı kaldırdığımda saat geç olmuştu ve kitabı yarılamıştım. Zamanın nasıl geçtiğini hiç anlamamıştım bile.
Aldığım 6 kitabı 2 haftada bitirdim. Fakat kitaplara doymadım. Daha fazlasını istedim. Zaten yaz tatiliydi ve kitap okuyacak bir sürü zamanım vardı.
Onlarca kitap aldırdım. Bir kitaba akşam başlıyor sabahın ilk ışıklarında bitiriyordum. Tam bir kitap kurdu olmuştum. Farklı dünyalarda seyahat etmek artık benim hayatımın vazgeçilmez bir parçası olmuştu.
Kitaptaki karakterlerle birlikte ağlamış, onlarla gülmüş, onlarla sevgiyi hissetmiştim. Ama en çok onlarla mutlu olmuştum.
Arkadaşlarımdan ödünç olarak kitap almanın ve vermenin nasıl bir his olduğunu tattım. Çevremdeki herkesin hayatına kitapları soktum.
Sonra bir gün neden ben de böyle şeyler yazmıyorum diye düşünüp boş bir defter ve bir kalem alıp her okuduğum kitaptan fikirler alarak bir şeyler yazmaya başladım.
Sonra kendi dünyamı kendim yarattım. Kendi karakterlerimi oluşturdum. Bazılarına kendi özelliklerimi verdim. Kendi yaşadığım olayları yazarak kurguma değer kattım ve sürekli yaza yaza kendimi geliştirdim.
Ve şuan buradayım. Yazılarıma değer veren insanlar sayesinde buradayım ve sana sesleniyorum. Beni şuan ki konumuma bir kitap getirmişken neden sen de eline bir kitap alıp okumaya başlamıyorsun?

Foto: BrickRedBard / Pixabay

Arşiv - 18:50 A A
BENZER HABERLER