Kılıçdaroğlu, yeniden CHP Genel Başkanı seçildi

CHP’de üç genel başkan adıyının gerekli imzaları tamamlayamaması nedeniyle tek aday Kemal Kılıçdaroğlu oldu.
Arşiv - 25 Temmuz 2020 20:12 A A

CHP’nin 37. Olağan Kurultayı Ankara Bilkent Odeon Gösteri ve Kültür Merkezi’nde “İktidar kurultayı” başlığı altında gerçekleştiriliyor. Saat 10.00’da başlayan kurultayda bugün genel başkanlık seçimi yapıldı. Kurultayın ikinci gününde ise Parti Meclisi belirlenecek. Bin 356 delegenin oy kullanacağı kurultayda genel başkanlık için Kılıçdaroğlu dışında İlhan Cihaner, Aytuğ Atıcı ve Tolga Yarman da adaylıklarını açıklamışlardı. CHP tüzüğü gereği genel başkan adaylığı için delegelerin yüzde beşinin, yani yaklaşık 70 delegenin imzası gerekiyor.

KILIÇDAROĞLU YENİDEN SEÇİLDİ

CHP’de başkan adaylığı için verilen süre doldu. Adaylık için gerekli imzaları tamamlayamaması nedeniyle tek aday Kemal Kılıçdaroğlu oldu.

Kemal Kılıçdaroğlu yeniden CHP Genel Başkanı seçildi. Kılıçdaroğlu, bin 251 oy aldı.

Kılıçdaroğlu, yaptığı teşekkür konuşmasında şu ifadeleri kullandı:

“Yine çok ama çok önemli bir söz verdik. Cumhuriyet’in kuruluşunun 100. yılında Cumhuriyet’imizi demokrasiyle taçlandıracağız dedik. Hep beraber söyledik. Çok ama çok önemli vaatlerin altına imzayı attık. Ne dedik? En önemli devrimlerin altına CHP imza atmıştır.

Cumhuriyet’in kurulması, 1946 yılında çok partili yaşama geçişmesi, 1970’lerde sosyal demokrasinin, demokrasinin en önemli unsuru olarak politika içinde yer alması. Şimdi de en geç 2023’te cumhuriyetimizi demokrasiyle taçlandıracağız.

Zor bir görev üstlendiğimizi biliyoruz. Büyük bir umutla, birlikte yola çıktık. Kimseyi kırmadan, herhangi bir şekilde kimseyi ötekileştirmeden, 83 milyon insanı kucaklayarak yola çıkacağız. Biz söz verirken, sadece kendi ülkemiz için söz vermedik, bütün Orta Doğu’yu bir savaş alanı olmaktan çıkarıp, barış havzasına döndürme sözü verdik.

Ve biz bu sözü verirken dedik ki Orta Doğu Barış Teşkilatı’nı kuracağız. Akrabalarımızla birlikte olacağız, ortak tarihimiz, kültürümüz var. Ve dolayısıyla bütün farklılıkları zenginlik kabul ederek, bu coğrafyayı barış havzasına döndüreceğiz. Bu sözleri yerine getirdiğimizde, göreceksiniz ki Türkiye Cumhuriyeti, dünyada parlayan yıldız olarak ortaya çıkacaktır. Biz bu hedefi gerçekleştireceğiz.

Dolayısıyla bizim sözümüz sözdür. Her türlü baskı gelebilir bize. Barıştan yana olmayanlar, iktidar oldu diye sadece cebini düşünenler, toplumu ayrıştırarak, bölerek, kutuplaştırarak kendi iktidarlarını korumak isteyenler bize karşı çıkabilirler, baskı yapabilirler, linç girişiminde bulunabilirler.

Ne yaparlarsa yapsınlar, inancımızdan vazgeçmeyeceğiz. İnancımızın özü 83 milyona hizmet etmektir. Oy verdiğiniz sağ olun, teşekkür ederim. Verdiğiniz her oya layık olmaya çalışacağım. Yeri gelir 24 saat çalışırım. Bu ülkeyi huzura kavuşturmak için, hiç kimseyi ötekileştirmemek için 24 saat çalışacağım.

Birlikte yapacağız, herkesle, demokrasiden yana olan, insan haklarından yana olan, hiçbir çocuğun yatağa aç girmemesini savunan, her ailede huzurun olduğu, her mutfakta bereketin olduğu bir Türkiye’yi inşa etmek için yola çıkan herkesle birlikte olacağız. Birlikte olma zamanıdır.

Elbette herkes bizim gibi düşünmeyebilir ama her düşünceye saygı göstermek gerekir. Farklı düşünceleri her zaman dinlemeliyiz. Olabilir, bizim de yanlışlarımız olabilir. Hoşgörüyü toplumun her tabakasına ulaştırmak zorundayız. Sevgi kadar güzel bir şey yoktur. Bu toprakların hamurunda sevgi vardır. Yeni bir siyaset anlayışıyla yola çıkacağız. Dolayısıyla bana verdiğiniz oyun sorumluluğunun farkındayım.

Ne yaparlarsa yapsınlar, bu ülkeye hizmet etmek benim için mübarek bir görevdir. Dünyanın en güzel ülkesi, Türkiye aslında. Denizlerimiz var, göllerimiz var, kuşlarımız var, kedilerimiz var. Doğasıyla o görkemli ekosistemin bir parçasıyız aslında biz.

Pandemi bize şunu öğretti, ağaca, suya muhtaç olduğumuzu öğretti. Bizim dışımızdaki canlılarında, bütün doğada özgürce gezdiklerini düşünün. Ve dolayısıyla biz bu doğayı korumak zorundayız. Gelecek çocuklarınıza, doğacak olan çocuklarımıza güzel bir coğrafya bırakmak zorundayız.

İşin özeti, hep birlikte çalışacağız. Derler ya, bir elin nesi var, iki elin sesi var. Bizde iki değil, milyonlarca el var. Ortak söylemi geliştirdiğimizde, sadece Türkiye değil dünyanın en ücra köşelerinde bile bizim sesimiz duyulacaktır.

Konuşmamda söylemiştim, bu kurultay demiştim sadece Türkiye’deki vatandaşların izlediği bir kurultay değil. Avrupa’dan Asya’ya kadar, Afrika’dan Amerika’ya kadar herkesin dikkatle izleyeceği kurultay demiştim.

Türkiye’deki gelişmeleri, bütün dünya izliyor. Burada konuştuğumuz bir şey, saniyeler içinde dünyanın en uzak yerlerine ulaşabiliyor. Bizim sorumluluğumuz ne, baskıcı bir yönetim yerine demokrasi getirerek örnek ülke haline getirmektir.

Demokrasiyi güçlendireceğiz, hepimiz kucaklaşacağız. Bu yol Gazi Mustafa Kemal’in söylediği, çağdaş uygarlığı aşma yoludur. Yine söyledim, içimi acıtan, bizim üniversitelerin ürettiği bilgi sayılarının, ekonomik olarak bizim altımızda olan üniversitelere göre daha az olmasıdır. Neden? Bu soruyu hep birlikte sormak zorundayız.

Güzel Türkiye’yi ayağa kaldırmak, sözünün dinlenmesini sağlamak zorundayız. Her CHP’linin ağır bir görevi ve sorumluluğu vardır. Bu ağır sorumluluğu hep birlikte yapmak zorundayız. Bu sorumlulukları hep birlikte yerine getireceğiz.”

KURULTAY KEMAL KILIÇDAROĞLU’NUN KONUŞMASIYLA BAŞLADI

Kurultayın açılış konuşmasını yapmak üzere CHP Genel Başkan olarak Kemal Kılıçdaroğlu kürsüye çıktı. Açılış konuşması öncesinde Mustafa Kemal Atatürk ve şehitler için bir dakika saygı duruşundan bulunuldu ve İstiklal Marşı okundu.

Özlem Çerçioğlu oy çokluğu ile kurultayı yönetmek üzere divan başkanlığına seçildi. Özlem Çerçioğlu yaptığı konuşmada, kurultayda kadın olarak seçilmesini sağlayan kişinin Mustafa Kemal Atatürk olduğunu ifade ederek, Atatürk’e teşekkür etti. Çerçioğlu ayrıca İstanbul Sözleşmesi’nin yanında olduğunu ifade etti. Bu sözler salondan yüksek alkış aldı. Çerçioğlu konuşmasında, “Biz mücadelesini Kuva-i Milliye’den, sözünü Hrant Dinklerden Uğur Mumculardan, azmini Türkan Saylanlardan, isyanını Pir Sultanlardan, gücünü Deniz Gezmişlerden, vicdanını Erdal Erenlerden, özgürlüğünü Bülent Ecevit’in güvercinlerinden ve iradesini Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ten almış bir neslin evlatlarıyız” dedi.

CHP Lideri konuşmasını yapmak üzere kürsüye çıktı. Kılıçdaroğlu’nun konuşmasının satırbaşları şöyle:

Milyonların aklı bu kurultayda: COVİD-19 nedeniyle aramızda bulunmayan tüm dostlarımız, kurultayımızı izleyen saygıdeğer vatandaşlarımız, hepinize muhabbetlerimi gönderiyorum. Hepsinin sorunlarına çözüm üreteceğimizi burudan duyuruyorum. Tarihi bir kurultay. 100 yılı geride bırakan ve önümüzdeki 100 yıla açılan bir kurultay yapıyoruz. Cumhuriyeti demokrasiyle taçlandırma azim ve kararlılığında olduğumuz bir kurultay. Yürekten inanıyorum, milyonların aklı ve yüreği bu kurultaydadır. Tüm dünyanın gözünün kulağının olduğu kurultaydır.

Mustafa Kemal gibi örnek olmamız gerekiyor: Ekonomik buhrandan nasıl çıkacağımızı anlatacağımız kurultaydır. Bu çıkış yolu tüm Türkiye’ye örnek olmuştur. Nasıl Mustafa Kemal örnek olduysa, bizim de örnek olmamız gerekiyor. Alacağımız her kararın yankısı yüksek olacaktır. Bu kurultay işsizliği, adaletsizliği, liyakatsızlığı ve kayırmacılığı ve umutsuzlugu nasıl ortadan kaldıracağımızı açıklayan bir kurultaydır.

Türkiye’yi buhrandan çıkaracağız: Türkiye, Cumhuriyet tarihinin en ağır buhranını yaşıyor. Bu buhran; yönetim, demokrasi buhranıdır. Hiçbir vatanseverin, umutsuzluğa kapılma hakkı yoktur. Bu kadar ağır bir buhrandan geçiyorsak hiçbir vatanseverin umutsuzluğa kapılma hakkı yoktur. Biz birlikte inançla azimle kararlılıkla Türkiye’yi bu buhrandan çekip çıkaracağız.

Beş sorun beş çözüm önerisi: Adalet yürüyüşünde ‘bu son değil, başlangıç’ demiştim. Yerel seçimlerde duvarın arkasına geçtik. Dostlarımızla birlikte o duvarı parça parça yıkacağız. Birinci yüzyılı madem bitirdik, ikinci yüzyıla bir çağrı beyannamesi hazırlamak zorundayız. İkinci yüzyıla çağrı beyannameyi sunmadan önce beş çözüm önerisi sıralayacağım.

Yasama, yargı ve medya tek kişide: Birinci sorun demokrasi. Yasama yargı ve medya bir kişinin vesayeti altındadır. Demokrasi sadece kağıt üzerinde kalan bir sözlük haline gelmiştir. Egemen güçler ne diyorsa saray onu yapıyor. ‘Osman Kavala içeride kalacak,’ yargı gereğini yapıyor. ‘Demirtaş içeride kalacak.’ Gereği yapılıyor. Cezaevlerinde onlarca gazeteci var. Bütün gazetecilere selamlarımızı gönderiyoruz. Saray talimat veriyor, yargı gereğini yapıyor. Ama egemen güçler talimat verince saray da gereğini yapıyor. Trump talimat verdi. Yargı gereğini yapıyor. Saray talimat veriyor, sosyal medya susturuluyor. Sivil darbe sürecini yaşıyoruz. TBMM’nin yetkileri kısıtlanmıştır, bütçe yetkisi elinden alınmıştır.

Mutfakta yangın var: İkinci sorun ekonomi. Bütün vatandaşlarıma sesleniyorum. Mutfağımızda yangın var. Çocuklar işsizse sorgulamak zorundasınız. Türkiye Cumhuriyeti’nin ekonomik bağımsızlığı tehlike altındadır. Şu rakamları her bir delege arkadaşımın ezberlemesini istiyorum. Türkiye Cumhuriyeti Devleti kurulduğu zaman kimsenin önünde diz çökmedik. Tam 79 yılda 57 hükümet kuruldu. Türkiye’ye hizmet etti. 714 milyar dolar, 57 hükümet para harcadı. Osmanlı borcu son kuruşuna kadar ödendi. Dünya ekonomik buhranı içinde de dik durmasını bildi bunlar. 2003-2020, 18 yılda harcanan para iki trilyon 400 milyar dolar. Neler yaptılar? Bu rakamlara havaalanı, şehir hastanesi dahil değil. 79 yılda bizim yaptıklarımızı sattılar. Fabrikaları sattılar. Parayı ne yaptıklarını kimse bilmiyor. Vatan toprağını sattılar. Bunu özellikle bizi dinleyen tüm vatandaşlara ifade etmek istiyorum. Elinizi vicdanınıza koyun. Bu paranın nereye gittiğini kimse bilmeyecek, sonra bana ekonomiden söz edeceksiniz. Lale devrini yaşayanla sokaktaki vatandaşın derdi ayrıdır.

İki trilyon 400 milyar para harcadılar: Ayrıca borç batağındayız. İki trilyon 400 milyar para harcıyorlar ama Türkiye borç batağında. 83 milyon vatandaş Lonra’daki tefeciye çalışıyor. 18 yılda Londra’daki tefecilere 178 milyar gitti. Hayatın her alanında çalıştık, fabrika için mi hayır. Londra’daki çete için. Hep birlikte hesap sormak zorundayız. Neden bu hale getirdiniz bu memleketi.

Bir kişi herkes tarafından aldatıldı: Üçüncü büyük sorun dış politika. Türkiye şu anda egemen güçlerin taleplerini yerine getiren ülke durumuna düşmüştür. Gazi Mustafa Kemal’in sözü: Özgürlük ve bağımsızlık benim karekterim. Bu siyasi bağımsızlıktır. Bugün Türkiye ekonomik ve siyasi bağımsızlığını yitirmiştir. 27 Şubat 2020, Suriye’de 36 askerimiz şehit oldu. 36 askerimizin kanı yerde duruyor. Şehit yakınlarının hakkını biz savunuyoruz. Şehitlerimiz olacak, şehide sahip çıkamayacaksın. Böyle bir dış politikayı asla kabul etmiyoruz. Onur sahibi insanlar böyle bir dış politikayı kabul etmezler. Trump’ın gönderdiği mektup. Yanlış dış politikanın faturası ağır olmuş. Gerçek bir olayı da sizinle paylaşmak isterim. Türkiye Cumhuriyeti tarihinde hiçbir devlet başı aldatıldım dememiştir. Ama bir kişi herkes tarafından aldatılmıştır.

Çocuklarını denek olarak kullanan tek ülkeyiz: İki trilyon 400 milyar lira para harcandı. Biz hala birleşik sınıftayız. Hala yeterli derslik yok. Sürekli değişen eğitim politikaları ile Türkiye, bilgi üretemiyor. Bir devleti geriletmek için eğitim sistemini bozarsanız geriye gider. Eğitim politikalarını değiştirerek, kendi çocuklarını denek olarak kullanan tek ülkeyiz.

İnanç siyaseti, toplumu bölmüştür: Beşinci temel sorun toplumsal barış. İnanç üzerinden siyaset, toplumu bölmüştür. Oysa 83 milyon huzur içinde yaşamak istiyor. Bizim sorgulayacağımız şey vatandaşın karnı aç mı tok mu?”

CHP Lideri Kılıçdaroğlu, kurultay konuşmasında 13 maddelik “İkinci Yüzyıla Çağrı Beyannamesini” açıkladı ve teşkilatlara “İkinci yüzyıla çağrının 13 maddesini saydım, her biriniz 13 maddeyi ezberleyeceksiniz” diye seslendi.

13 MADDELİK BEYANNAMEYİ AÇIKLADI

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, kurultay konuşmasında 13 maddelik “İkinci Yüzyıla Çağrı Beyannamesini” açıkladı ve teşkilatlara “İkinci yüzyıla çağrının 13 maddesini saydım, her biriniz 13 maddeyi ezberleyeceksiniz” diye seslendi.

Kılıçdaroğlu’nun konuşmasının satırbaşları şöyle:

EMEKLERLE ÇÖZECEĞİK: Hep birlikte yapacağız. İki Millet İttifakı’nı oluşturan dostlarımızla yapacağız. Özgürlük isteyen gençlerimizle yapacağız. Öldürülen, hakları elinden alınan kadınlarımızla çözeceğiz. Kalemini satmayan gazeteciler, sanatçılarla çözeceğiz. Bu sorunları alın terinin karşılığını alamayan çiftçiler, emekçilerle çözeceğiz. Sayıları 10 milyonu aşan büyük kısmı genç olan işsizlerle çözeceğiz. Siftahsız dükkanını aşan esnafımızla çözeceğiz. Haklarını savunduğumuz emeklilerle çözeceğiz.

HER FİRAVUN’UN BİR MUSA’SI VARDIR: Çiftçe, emekli, işsiz, apartman görevlileri tamam. Hep beraber sorunları çözmeye karar verdik. Nasıl çözeceğiz. Önümüzdeki ilk seçimlerde dostlarımızla birlikte iktidar olacağız. Firavunların iktidarını yıkıp, halkın iktidarını kuracağız. Her firavunun bir Musa’sı, her Nemrut’un bir İbrahim’i vardır. Vatandaşın ayağını turabı olacağız. Hiçbir zaman hiçbir yerde kimseye kibir ve öfkeyle bakmayacağız. Sorunu varsa çözmek bizim boynumuzun borcudur. Hangi derdin var ve ben sana nasıl yardımcı olabilirim, bunu soracağız. Vatandaşını kucaklayan siyaset anlayışını Türkiye Cumhuriyeti devletinin topraklarını indireceğiz. Akıl, bilgi, deneyim, adalet duygusuyla çözeceğiz. Sorunlarımızı nasıl çözeceğimizi anlatın ikinci yüzyıla çağrı beyannamemizi hazırladık.”

13 MADDELİK BEYANNAME“

BİRİNCİ HEDEF: Yeni bir anayasa ile güçlendirilmiş demokratik parlamenter sisteme geçilecek. Yeni anayasa ile güçlendirilmiş parlamenter sisteme geçilecek. Geniş toplumsal mutabakat sağlanacak, darbe hukukundan arınmış, yeni bir anayasa yapılacaktır. Bu ülkeye bugünü kadar anayasalar vesayetçi kurumların baskısıyla oluşturuldu. Darbe hukukundan arınmış yeni bir anayasa. Bu anayasada cumhurbaşkanının tarafsız olması sağlanacak, partili cumhurbaşkanlığı sonlanacak.”

“Kuvvetler ayrılığı sağlanacak, yargı bağımsızlığı sağlanacak. Anayasa Mahkemesi, yargı organları üzerinde yasama ve yürütmenin baskısı sonlanacak. Baro ile ilgili kanun çıkarıyorsan, baroları çağıracaksın uzmanlar ile konuşacaksın… İstişareden ne kaybederiz.

“İKİNCİ HEDEF: Düşünceyi ifade, örgütlenme ve basın özgürlüğü sağlanacak. Medya özgürlüğü evrensel ölçülerde güvence altına alınacak. Bir devlet hukukun üstünlüğünden vazgeçerse bir süre sonra organize suç örgütü haline döner. Bir kişini talepleriyle bir devlet yönetilemez. Türkiye’nin toplumsal barışı ve huzuru sağlanacak. Başta Kürt sorunu olmaz üzere tüm sorunlar Meclis önünde çözülecek. Türkiye’nin tam bağımsızlığı ve üniter yapısı güçlendirilecek”

“Kadın, erkek fırsat eşitliği sağlanacak, kadına yönelik şiddetin önlenmesi devlet politikası haline getirilecek. Toplumsal barışın kalıcı hale getirilmesi için tüm terör örgütleri ve yer altı suç örgütleriyle mücadele sürdürülecek.”

“ÜÇÜNÇÜ HEDEF: Devlet yönetimi ve toplumsa sistemde liyakat sistemi hayata geçirilecek. Devlet hizmetlerinin çıkar amaçlı yapılmasına engel olunacak. Hizmet yandaşa değil vatandaşa verilecek. İşi ehline vermek devlet politikası olacak. Bu anlayışla güreşçiden banka yönetim kurulu olmayacak.

“DÖRDÜNCÜ HEDEF: Seçim yasası değişecek, milletvekilini milletin kendisi seçecektir. 12 Eylül darbecilerinin ürünü olan seçim barajı kaldırılacak. Milletin vekilini genel başkanlar değil milletin kendisi seçecek. Seçim yasası değişikliğiyle cinsiyet kotası getirilecek ve kadınların parlamentoda temsili yasal güvenceye alınacak.

“BEŞİNCİ HEDEF: Siyasi ahlak yasası çıkarılacak. Parayla iş takipçiliği azaltılacak, vatandaş ile siyasetçi arasındaki güven yeniden sağlanacak. Parayla iş takipçisinden, yolsuzluk yapandan milletvekili mi olur?”

“ALTINCI HEDEF: Kamu ihale kanunu rekabet ve şeffaflığı sağlamak üzere yeniden düzenlenecek. Kayırmacılıktan uzak şeffaf bir anlayışla yapılması sağlanacak. Devlette itibar israfı önlediğimiz ölçüde artar. Har vurup harman savurma anlayışıyla devlet yönetilemeze. Kul hakkı yemek en büyük günahtır diyoruz, vatandaşın simit alırken ödediği verginin hesabını siyasetçi vermiyorsa kul hakkı yiyor demektir… Kamu özel işbirliği ile yapılan bütün yatırımları devletleştireceğiz. AKP ve MHP’ye oy veren vatandaşlarıma seslenmek istiyorum. Tank Palet Fabrikası bir kuruş, bir dolar, bir lira ödenmeden peşkeş çekildi.

“YEDİNCİ HEDEEF: Sayıştay gerçek işlevine kavuşturulacak. Ulusal vergi konseyi ve TBMM’de kesin hesap komisyonu kurulacak. TBMM adına ödenen bütün vergilerin denetimini Sayıştay yapıyor. Bunların bütün hepsini milletin önüne getireceğiz. Ulusal vergi konseyi, vatandaştan vergi alıyorsun milyonla iş yapandan almıyorsun. Adaletsizliklerin tamamını vatandaş buradan görecek.”

“Kesin hesap komisyonunun başkanı iktidar partisinden değil muhalefet partisinden olacak. Dünyada az olan örneği olan uygulamayı Türkiye(ye getiriyoruz. Biz iktidar olacağız ve muhalefete hesap vermek üzere olan bir yasal düzenlemeyi getiriyoruz. Kendisini denetletmekten kormayan bir iktidar olacağız.”

“SEKİNZİNCİ HEDEF: Güçlü stratejik planlama teşkilatı kurulacak. Katma değeri yüksek üretime öncelik veren bir plan yapılacak. Üretim ve hakça paylaşım ana hedef olacak. Kimse aç ve açık kalmayacak. Tarım stratejik sektör olacak. Vatandaşın karnını yabancını ürettiği ürünlerle değil kendimizin ürettiği ürünlerle doyurmak zorundayız. Elin oğlu 100 yılını planlıyor. Devleti yönetiyorsanız planlama yapacaksınız.

 “DOKUZUNCU HEDEF: Eğitim sistemi bileşenleriyle yeniden yapılandırılacak. Fikri vicdanı hür nesiller yetiştirilecek. Üniversitelerimizde her türlü düşünce özgürce tartışılacak. Darbecilerin getirdiği YÖK Kaldırılacak.

“ONUNCU HEDEF: Gelecek nesiller için ekosistem hakkı kurulacak. Bunu Türkiye’de ilk kez bir siyasal parti olarak biz söylüyoruz. Üzerimize düşün soruluğun bilincindeyiz. Sağlıklı işleyen bir ekosisteme sahip, henüz doğmamış nesillerin de hakkıdır.

“ON BİRİNCİ HEDEF: “Güçlü sosyal devletin ilk adımı olarak aile destekleri sigortası kurulacak.  Bu topraklarda hiçbir çocuk yatağa aç girmeyecektir. Vatandaş devlet yardımlarını lütuf olarak değil hakkı olarak görecek.18 yıla yapamadı, bir yılda yapacağız. ”

“ON İKİNCİ HEDEF: “Yeni bir merkez yerel dengesi kurulacak. Reformların başarısı için devletin tüm kapasitesi kullanılacak. Merkezi yönetim ile yerel yönetimlerin halk doğrudan ulaşabilme kapasitesi birleştirilecek. Hizmetin halka ulaşması sağlanacak. Kayyum uygulamalarını son verilecek, seçimle gelen belediye başkanları seçim ile gidecek. Belediye başkanlarımız bu pandemi sürecinde bütün engellemelere rağmen tarih yazıdılar.”

“ON ÜÇÜNCÜ HEDEF: Orta doğu barış işbirliği teşkilatı kurulacak. Akılcı, barışçıl ve gerçekçilikten sapmayan uluslar arası hukuka önem veren dış politika izlenecek. Ayrıca bölge merkezli dış politika yaklaşımından yola çıkarak, kurucu üyelerinin Irak, İran ve Suriye’nin olacağı orta doğu barış işbirliği teşkilatı kurulacak, orta doğuya huzuru getireceğiz.”

Kılıçdaroğlu’nun konuşmasında, 1959 yılındaki 14. olağan kurultayda kabul edilen “İlk Hedefler Beyannamesi”ne benzeyen “İkinci Yüzyıla Çağrı Bildirisi” başlığı altında bir beyanname açıkladı. Kılıçdaroğlu, 13 maddelik beyannameyi sıraladıktan konuşmasının son bölümünde şunları söyledi:

“Gün kavga günü değil. Gün Türkiye’yi ekonomik buhrandan çıkarma günüdür. El kaldırdınız evet dediniz. Ne demektir evet demek? Hep birlikte tarihsel bir sorumluluğu üstlendik. Türkiye’nin huzuru için, kalkınması için üstlendik. Yaşadığımız ekonomik, siyasal ve toplumsal buhrandan çıkmak için üstlendik. Çalışmak ve sorumluluğu yerine getirmek hepimizin ortak görevidir.”

BOYKOTU İHLAL ETTİ

CHP’nin 37. Olağan Kurultayı başlarken, partinin CNN Türk ekranlarına çıkmama kararını Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Yılmaz Büyükerşen ihlal etti.

Büyükerşen’i canlı yayınında konuk eden Hakan Çelik de sosyal medyada bir mesaj paylaşıp, “CNN Türk CHP Kurultayı özel yayınında, davetimi kabul eden siyaset duayeni, değerli akademisyen ve Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Yılmaz Büyükerşen’e çok teşekkür ederim” dedi.

MUHARREM İNCE’YE SONDAN ÜÇÜNCÜ SIRA

“Hedef İktidar” sloganı ile yapılan kurultayda; Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde CHP’nin adayı olan Muharrem İnce’ye ön sıralarda yer ayrılmadı. İnce, kendisine kurultayın yapıldığı anfi tiyatronun sondan 3. sırasında yer bulabildi.

CHP PM ÜYELERİ ANITKABİR DE

CHP Parti Meclisi Üyeleri, 37. Olağan Kurultay öncesinde Genel Başkan Yardımcısı Muharrem Erkek başkanlığında Anıtkabir’i ziyaret etti.

CHP Genel Başkan Yardımcısı Muharrem Erkek başkanlığındaki heyet, Cumhuriyet Halk Partisi Kurucu Genel Başkanı Mustafa Kemal Atatürk ve ikinci Genel Başkan İsmet İnönü’yü Anıtkabir’de ziyaret etti. CHP PM üyeleri, Atatürk ve İnönü’nün mezarları başında saygı duruşunda bulundular ve çelenk bıraktılar.

Bilkent Odeon’da gerçekleşen kurultayda kullanılan pankartlar da hep “iktidar” üzerine. İktidar kelimesi, “barış için iktidar”, “demokrasi için iktidar”, “iş-ekmek için iktidar”, “umut için iktidar”gibi salona asılan pankartlarda da kendisini gösteriyor.

İLK GÜN GENEL BAŞKANLIK, İKİNCİ GÜN PARTİ MECLİSİ

Sözcü’den Zeynep Gürcanlı’nın aktardığına göre, CHP 37. Olağan Kurultayı’nda ilk gün Genel Başkanlık seçimi yapılacak, ikinci gün ise Parti Meclisi belirlenecek. Kurultaya özel hazırlanan, söz ve müziği Ali Altay’a ait olan şarkının adı da “İktidarın yolu Kılıçdaroğlu” olarak belirlendi. Ayrıca “adalet” temalı bir de rap şarkısı hazırlandı.

MANİFESTOYU KILIÇDAROĞLU AÇIKLAYACAK

CHP’nin Demokrat Parti iktidarı döneminde, 1959’da yaptığı kurultayda kabul edilen “İlk hedefler beyannamesi” benzeri bir manifestonun yayınlanacağı kurultayda, “devlet” anlayışı yeniden tanımlanacak, ceberrut ve baskıcı devlet yerine, sosyal devlete vurgu yapılacak.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun açıklayacağı manifesto ile parlamenter sistemi merkeze alan yeni anayasa, ifade ve basın özgürlüğü, ekonomik kalkınmada devletin rolü konularında CHP’nin izleyeceği yol haritası kamuoyuna açıklanacak.

Manifestoda ayrıca adalet vurgusu da yer alacak. “Vatandaşını ezen değil, adaletiyle vatandaşını koruyan” devlet tanımı da yapılacak.

YOĞUN PANDEMİ ÖNLEMİ

CHP’nin bugün yapılacak olan kurultayı, yoğun pandemi önlemleri altında gerçekleşiyor. kurultayda oturma düzeni, pandemi koşullarına uygun olarak, arada bir koltuk boş bırakılarak gerçekleştiriliyor. Odeon’un onlarca giriş kapısının her birinin önünde dezenfektan kioskları konuşlandırılmış durumda.

Kurultay için alınan önlemler sadece pandemiye yönelik değil. Güvenlik konusunda da çok ciddi önlemler alınmış durumda. Salona giren herkes tek tek aranarak içeri alınıyor. Kurultayın olduğu salonun kapısına bile gelebilmek için üç ayrı polis noktasından geçiliyor. Kimliği olmayanlar içeri alınmıyor.

Odatv.com

Arşiv - 20:12 A A
BENZER HABERLER

YORUM BIRAK

YORUMLAR

Hiç yorum yapılmamış.