Kılıçdaroğlu: Türkiye’de gazetecilik en tehlikeli mesleklerden biri haline geldi

Kılıçdaroğlu, “71 ve 82 darbelerini de gayet net hatırlıyorum, hiçbir darbe döneminde böyle bir şey olmadı ama şimdi ben şahsen bir sivil darbe süreci yaşadığımıza inanıyorum ve bu süreçte medyaya karşı çok da ağır yaptırımların gündeme geldiğini biliyorum” dedi 
Arşiv - 11 Ocak 2021 00:17 A A

Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü nedeniyle düzenlenen “Türkiye’nin Basın Özgürlüğü Karnesi” konulu panele katıldı. CHP lideri Kılıçdaroğlu, gazeteciler Özlem Akarsu Çelik, Kadri Gürsel ve Mehmet Y. Yılmaz’ın sorularını yanıtladı.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, “Sağlıklı işleyen bir demokraside gazetecinin rolü çok önemlidir, iktidarın zafer sarhoşluğuna kapılmaması için son derece önemli ve değerlidir. Bunun da korunması siyasetçinin elindedir, siyasetçi de bunu korumak zorundadır.” dedi.
Kılıçdaroğlu, parti genel merkezinde düzenlenen “Türkiye’nin Basın Özgürlüğü Karnesi” paneline katılarak, gazetecilerin sorularını yanıtladı.
Medyanın durumunu nasıl gördüğüne ilişkin bir soru üzerine Kılıçdaroğlu, siyasetteki kutuplaşmanın medyada da görüldüğünü söyledi.
Demokrasilerde medya özgürlüğünün çok önemli olduğunu belirten Kılıçdaroğlu, “Gerek yasama organını yani parlamentoyu gerek yürütme organını yani devleti yönetenleri gerekse yargıyı denetleyen en büyük güç aslında bana göre medya.” diye konuştu.

Medyanın elindeki bu gücün demokrasiye inanmış bir iktidar açısından çok büyük bir avantaj olduğuna dikkati çeken Kılıçdaroğlu, “Eğer siz medyanın yaptığı haberlerden rahatsızlık duyup ve kendi uygulamalarınızı dayatmacı bir anlayışla yapmaya kalkarsanız o zaman farklı bir medya çıkıyor ortaya. İktidarın baskı kurduğu, doğruları yazan gazetecilerin hapse atıldığı, yargılandığı, tutuklandığı, gözaltına alındığı bir süreç çıkmış olur ortaya.” ifadesini kullandı.

Türkiye’de gazeteciliğin en tehlikeli mesleklerden birisi haline geldiğini vurgulayan Kılıçdaroğlu, “Ben 27 Mayıs’ı şöyle veya böyle hatırlıyorum ama onun dışında 71 ve 82 darbelerini de gayet net hatırlıyorum, hiçbir darbe döneminde böyle bir şey olmadı ama şimdi ben şahsen bir sivil darbe süreci yaşadığımıza inanıyorum ve bu süreçte medyaya karşı çok da ağır yaptırımların gündeme geldiğini biliyorum.” değerlendirmesinde bulundu.

Bir soru üzerine, gazetecilerin dünyaya ve siyasete bakışının farklı olabileceğini belirten Kılıçdaroğlu, şehit edilen MİT görevlisine ilişkin bir haberin yayınlanmasının ardından bazı gazetecilerin yargılandığını hatırlatarak; yapılan yargılamanın gerçek anlamda bir yargılama olduğuna inanmadığını, yargıya verilen bir talimat olduğunu ve iddianamenin hazırlanmasında da geç kalındığını söyledi.
İlgili haberin daha önce olduğunu, fotoğrafların da yayınlandığını anlatan Kılıçdaroğlu, “Bütün bunların hepsi biliniyordu. Amaç cezalandırmaktı, gazetecileri cezalandırmaktı ‘Bir daha böyle haberler yapmayın’ diye veya ‘Bizi rahatsız eden haberler yapmayın’ diye. Doğru değil.” dedi.

Odatv’nin bir süredir kapalı olduğunu anımsatan Kılıçdaroğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Eğer varsa bir haber, rahatsız ediyorsa o habere erişim yasağı zaten getiriyorlar. Haber yayınlanıyor, herhangi bir şey yok, yani haberle ilgili hiçbir kısıt yok ama orada internet sitesini cezalandırmak için bunu yapıyorsunuz. Bunlar doğru değil. Hükümet biraz da kendi ayağına kurşun sıkan bir görüntü içinde. Bir taraftan demokrasiden, medya özgürlüğünden bahsediyor öbür taraftan doğru haberler dolayısıyla cezalandırılan gazeteler, gazeteciler var. Gazetelere ceza vermek için devreye konulan kamu organları var Basın İlan Kurumu gibi RTÜK gibi ve Maliye Bakanlığı gibi bunları devreye koyup ayrıca para cezaları, ekran karartma cezaları gibi cezalar veriyorlar.”
Kılıçdaroğlu, dünyanın bunları gördüğünü vurgulayarak, “Yani ‘5 yılda bir ya da 4 yılda bir gidip sandıkta oy kullandık, dolayısıyla iktidarı seçtik bizde demokrasi vardır’ yok yani, bu demokrasinin sadece bir parçası ama onun dışında düşünce özgürlüğü, düşünceyi ifade özgürlüğü, yargı bağımsızlığı, güçler dengesi, yürütme organının şeffaf olması, bütün yaptığı harcamaların hepsinin hesabını vermesi bunların hiçbirisi yok.” diye konuştu.

Arşiv - 00:17 A A
BENZER HABERLER