“Kalbimiz hem Türkiye, hem Almanya için atıyor!“

Hristiyan Demokratik Birlik (CDU) Federal Milletvekili, Birlik Partileri (CDU-CSU) Federal Meclis Grubu Entegrasyon Sorumlusu Cemile Giousouf (Yusuf) Almanya’ya yönelik ithamlar hakkında ve Frankfurt’ta gerçekleştirilen nevroz yürüyüşüyle ilgili açıklamalarda bulundu. Almanya’ya yönelik „nazi“ suçlamalarını eleştiren Cemile Yusuf, Frankfurt’taki yürüyüşte yasadışı sembollerin taşınmasını da kınadı. Türk kökenli milletvekilinin açıklamaları şöyle: “Son günlerde Almanya’ya yönelik ithamlar bizleri derinden […]
Arşiv - 22 Mart 2017 13:32 A A

Hristiyan Demokratik Birlik (CDU) Federal Milletvekili, Birlik Partileri (CDU-CSU) Federal Meclis Grubu Entegrasyon Sorumlusu Cemile Giousouf (Yusuf) Almanya’ya yönelik ithamlar hakkında ve Frankfurt’ta gerçekleştirilen nevroz yürüyüşüyle ilgili açıklamalarda bulundu.

Almanya’ya yönelik „nazi“ suçlamalarını eleştiren Cemile Yusuf, Frankfurt’taki yürüyüşte yasadışı sembollerin taşınmasını da kınadı.

Türk kökenli milletvekilinin açıklamaları şöyle:

“Son günlerde Almanya’ya yönelik ithamlar bizleri derinden yaralıyor. Kalbimiz hem Türkiye hem de Almanya için atıyor ve her iki ülkeyi de seviyoruz. Milyonlarca Türk için Almanya artık ikinci bir vatan.

İlk günden bu yana, Türk siyasetçilerin Almanya’da konuşma özgürlüğünü demokratik bir hak olarak savundum. Aynı şekilde hükümetimiz de sürekli bu yönde görüş bildirdi ve tavrından, anayasa değişikliğine dair endişelerine rağmen ödün vermedi. Başbakan Merkel sadece toplantılarda mevzuata uyulması gerektiğinin altını çizdi. Hükümetin anlayışlı tavrına ise Türk hükümeti Nazi suçlamalarıyla karşılık verdi. Başbakan Merkel, gerginliği dozunu arttıran yeni açıklamalara rağmen soğukkanlılığını koruyor. Sergilenen tutum hem üzücü hem de Avrupa‘da yaşayan Türklerin itibarını zedelemekte.

Toplumsal yaşamda buradaki Türkiyelilerin karşılaştıkları sıkıntılar yok değil. Mesela iş ararken ismi Türkçe ismi olanların dezavantajlı konumunun farkındayız, hepimizi derinden sarsan NSU-cinayetlerinin utancını da yaşadık ve gerekli dersleri çıkardık. Bu sıkıntılar yaşansa da,  hiçbiri Almanya’ya Nazi damgasını meşru kılamaz.

Bugün Almanya Avrupa’nın en gelişmiş ekonomisine, eğitim ve istihdam imkanlarına sahip. Hükümet her alanda önemli başarılar elde ediyor. Eğitim bakanlığı bütçesinden dil bilgisi, meslek eğitimi, yüksek öğrenimde Müslüman öğrenciler için burs programı gibi göçmenlere fayda sağlayan bir çok program var. Öte yandan misafir işçi diye anılan büyüklerimizin evlatları olarak devletin ve toplumsal hayatın önemli kademelere geliyoruz. Türkiye’ye dönenler olduğu gibi zamanında Türkiye’ye giden ama şimdi geri dönen Türkler de var.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ve diğer bakanların ifadeleri buradaki barışçıl yaşamımıza zarar veriyor. Oysa ben de Almanya’daki birçok kişi gibi bir zamanlar Erdoğan’ın ilk dönemlerindeki demokratikleşme sürecinden ümitliydim. Bugün gelinen nokta ise kaygı verici.

Biz, Almanya’da yaşayan Türkler, Almanya’nın tarihinin sorumluluğunun farkındayız. Almanya’nın tarihinin hakaret konusu olarak kullanılmamalı. Bu yersiz benzetmeler Nazi rejiminin kurbanlarını yaşadıklarını küçümsemektedir ve bu nedenle de kabul edilemez.

Almanya ve Türkiye dost ülkelerdir, dostluğumuzun akibetini Türk siyasetçilerin ithamları belirleyemez. Bizler, her iki ülkeyi de sevenler olarak bu dostluğa sahip çıkarak  bozulmasına izin vermeyelim!“

Demokratik haklar yasadışı sembollerle suistimal edilmesin!

“Geçtiğimiz Cumartesi Günü Frankfurt’ta 30 bin kişinin katılımıyla gerçekleştirilen yürüyüş, demokratik haklar bağlamında değerlendirildiğinde meşrudur. Kabul edilemez olan ise, Mart başında İçişleri Bakanlığı’nca tüm eyaletlere gönderilen genelgeyle yasaklanmış terör örgütü PKK ve Öcalan bayrakların kullanılmasıdır. Güvenlik güçlerinin ısrarlı uyarılarına rağmen bayraklar indirilmemiştir. PKK terör örgütü olarak Almanya da yasaktır dolayısıyla örgütün açık bir şekilde propagandasının yapılması kabul edilemez!

İçişleri Bakanımız De Maiziere gerek Mart ayında eyalet yetkililerine gönderdiği PKK ve Öcalan’a ait bayrakların kullanımını yasaklayan genelge ile gerekse  önceki açıklamalarında terör örgütüne karşı Alman devletinin kararlı tutumunu ortaya koymaktadır.

Güvenlik güçleri olay anında taşkınlığa sebebiyet vermemek için müdahalede bulunmadığını ancak kayıtlar ışığında sorumlular hakkında daha sonra soruşturma başlatılacağını açıkladı. Bu beyanlarını ciddiye alıyor, konunun hassiseyetle takip edilmesini ve demokratik toplanma hakkının yasadışı sembollerle suistimalinin gelecekte engellenmesini talep ediyorum. “

Arşiv - 13:32 A A
BENZER HABERLER

YORUM BIRAK

YORUMLAR

Hiç yorum yapılmamış.