“Kadın olmak mağdur olmak demek”

Frankfurt’ta 8 Mart kutlamasına katılan Göçmen Kadınlar Birliği Genel Başkanı Ceyda Tutan, kadın olmanın günümüzde de mağdur olmak anlamına geldiğini söyledi.
Arşiv - 9 Mart 2020 23:17 A A

FRANKFURT

Frankfurt’ta Dünya Kadınlar Günü, Göçmen Kadınlar Birliği (GKB)‘nin “Birlikte sesini yükselt, hakların için mücadele et“ adıyla Nordweststadt Titus Therme Saalbau salonunda düzenlediği etkinlikle kutlandı. Göçmen Kadınlar Birliği Genel Başkanı Ceyda Tutan, kadın olmanın günümüzde işte, evde toplumsal yaşamda mağdur olmak anlamına geldiğini vurguladı. Tutan, “Kadın olmak erkeklerle aynı işi yapmalarına rağmen yüzde 21 oranında daha kazanma, çocuk ve yaşlılara bakım, ev işleri doğal işleri görünmesi, psikolojik, fiziksel ve cinsel şiddete her geçen gün daha fazla maruz kalma, kendi bedeni hakkında karar verememe durumu, kürtaj hakkının elinde olmaması, eşten bağımsız oturum hakkının olmaması, savaşlarda en çok mağdur olma, alınıp satılma, taciz ve tecavüze uğrama anlamına geliyor” diye konuştu.

Ceyda Tutan

Kadınların artık dünyanın dört bir yanında eşitsizlik, ırkçılık, ayrımcılığa, sömürüye, şiddet ve savaşa karşı yükseltmeye başladığını kaydeden Ceyda Tutan taleplerini de şöyle sıraladı: “Yoksulluk ve toplumsal eşitsizliğe karşı daha iyi yaşam ve koşulları, şiddetin her çeşidine karşı caydırıcı, koruyucu yasalar, önlemler; kendi irade ve belirlediğimiz şekilde yaşam hakkı, Almanya’da yaşayan herkes için oy hakkı; silahlanma yerine eğitim, iş ve sosyal alanlara yapılacak yatırımlar ile AfD ve benzeri tüm ırkçı, faşist parti ve örgütlerin kapatılması.”

Ekin Polat

Ekin Polat: Hayatımız için korkmak istemiyoruz

Kutlamada DİDF Gençlik Derneği, sendikalar ve anti faşist gruplar adına da konuşmalar yapıldı. Göçmen kadın kuruluşlarının çatı örgütü DaMigra adına konuşan Ekin Polat da kadına yönelik şiddetin Almanya’ya ithal edilen bir olgu olmadığını söyledi. Kadına yönelik şiddeti aşırı sağcıların göçmenlere karşı propaganda aracı olarak kullanılmasını istemediklerini kaydeden Polat, “Kadınlara yönelik şiddet, küresel bir vaka olarak kabul edilmelidir. Irkçı şiddet uygulayanlar da tek bireye indirgenmemelidir. Hanau saldırısı göçmenlerin hayatı için reel bir tehlike olarak kendisini hissettiriyor. Parlamentoda, emniyet birimlerinde, sosyal medyada ırkçı ağlar tolere edildiği sürece, medya saldırganları, ‘kafası karışık bireysel suçlu’ gösterdiği, demokratlar da birlikte ve kararlı şekilde karşı koymadıkları sürece biz göçmenler, mülteciler, kadınlar korkacağız, hayatımızdan hep endişe edeceğiz. Biz kadınlar bu toplumun bir parçasıyız. Hayatımız için korkmak istemiyoruz. Sesimizin duyulmaması, susturulması nedeniyle kızgınız. Bizi duyun. Bizim ne talep ettiğimizi dinleyin” diye seslendi. Güçlü kadınların güçlerini birbirleriyle paylaşmasını isteyen Polat, “Bizler sesimizin kısılmasını ve siyasete katılımın engellenmesini istemiyoruz. Herkese oy verme hakkı talep ediyoruz. Göçmenlere kulüplerinize, partilerinize ve kurumlarınıza açın. Ayrıcalıklarınızı sorgulayın. Dayanışma gösterelim ve Tüm kadınların haklarını alalım. Ataerkilliğe ve ırkçı yapılara karşı birlikte savaşmalıyız. Bugün güçlü bir irade her zamankinden daha önemli” diye konuştu. Kutlamada GKB Kadın Korosu, Grup Tümay, GKB Halk Dansları Grubu, Bollywood Dans Grubu, Afrotudedancers Anadolu Rock grubu da sahne aldı. Egazete.de

Arşiv - 23:17 A A
BENZER HABERLER

YORUM BIRAK

YORUMLAR

Hiç yorum yapılmamış.