Irkçı terör kurbanları Frankfurt’ta anıldı

Solingen’de evleri aşırı sağcılar tarafından kundaklanarak katledilen Genç ailesinin beş ferdi ile ırkçı terör kurbanları Frankfurt’ta, “Hülya Günü’nde anıldı. Anma etkinliğinde, ırkçıların spor kulüplerinden itfaiyeye, polis ve devlet kurumlarında ve toplumun her kesiminde olduğuna dikkat çekildi.
Arşiv - 30 Mayıs 2021 13:09 A A

FRANKFURT

Solingen’de ırkçılar tarafından evleri kundaklanarak dört yakınıyla birlikte öldürülen 9 yaşındaki Hülya Genç adına düzenlenen ‘Hülya Günü‘nde ırkçı terör kurbanları anıldı. “Solingen, Hanau’dan Minneapolis’e ırkçı şiddete karşı koy” adıyla Frankfurt Türk Halkevi, Demokratik İşçi Dernekleri Federasyonu (DİDF), Bockenheim Gelecek İnisiyatifi, Kültürlerin Açık Evi, Romanları Destekleme Federasyonu ve Seebrücke Frankfurt’un da aralarında olduğu sivil toplum kuruluşlarının düzenlediği anma Frankfurt Üniversitesi Bockenheim kampüsünde başladı.

Anma törenine Frankfurt Eğitim ve Uyum Encümeni Sylvia Weber ile Hanau’da ırkçıların katlettiği Ferhat Unvar’ın annesi Serpil Unvar da katıldı.

“Hülya Günü” etkinliği, konuşmaların ardından Bockenheim semtinde bulunan Hülya Meydanı’na yapılan yürüyüşle devam etti. Serpil Unvar, Hülya Meydanı’nda ‘Gamalı haç döven çekiçli adam heykeli’ne çiçek koydu.

Serpil Unvar – egazete.de

‘Bu ülke bizim de ülkemiz’

Serpil Unvar, oğlu Ferhat gibi dokuz yaşındaki Hülya Genç’in ırkçı terörle katledilen yüzlerce insandan biri olduğuna dikkat çekti. Irkçı cinayetleri unutmanın değişim istememek anlamına geldiğini belirten Unvar, Hanau, Kassel, Münih, Köln, Solingen’de olanların tekrarlanmaması için değişime ihtiyaç olduğunu söyledi. Serpil Unvar, “Başka annelerin de çocuklarını kaybedeceği korkusunu yaşamak istemiyorum. Çocuklarımız hep sussun istemiyorum. Biz, çocuklarımız yabancı değiliz. Hiç kimsenin bize şiddet uygulama hakkı yoktur. Bu ülke, bizim de ülkemiz. Biz birlikte çalışmak, yaşamak zorundayız” diye konuştu. Romanlar Topluluğu adına konuşan Stefan da geçtiğimiz yıl on bin kadar insanın eski Yugoslavya ülkeleri, Romanya ve Moldova’ya sınırdışı edildiğini, bu insanların bu ülkeleri hiç tanımadığını söyledi. Stefan, Sinti ve Romanların konut kiralama konusu dahil her başvuruda büyük ayrımcılık yaşadıklarını söyledi.

Sylvia Weber – egazete.de

Frankfurt Encümeni Weber: “Irkçılık toplumumuzun normal durumu”

Dayanışmanın toplumu birarada tuttuğunu kaydeden Frankfurt Eğitim ve Uyum Encümeni Sylvia Weber ise “Ancak ırkçı şiddetin tek tek bireylerin işi olmadığı da bir gerçek. Siyahlar, Romanlar ile Müslüman ve Musevi vatandaşlara saldırılar da bunu gösteriyor. Gazeteler polis saldırı haberleriyle dolu. Bu nedenle her aşırı sağ şiddetin bireylerin yaptığı iş olduğunu söylendiğinde sinirleniyorum. Irkçılık, toplumumuzun normal bir durumu haline geldi. Kurumlaşıp toplumda kökleşti. Kurumlaşması ciddiye alınıp mücadele edilmeli. Irkçı saldırıların bir ortak özelliği de aydınlatılmıyor, aydınlatılması aktif şekilde engelleniyor. Yedi yıl önce hazırlanan NSU dosyaları 30 yıl daha saklı kalacak. Bu kurumsal ırkçılığa bir örnektir. Sivil toplum kuruluşları duruşlarıyla burada. Frankfurt cesur, dik duruşlu, aşırı sağa ve ırkçılığa karşı mücadele eden bir sivil toplum istiyor. Irkçılığa karşı mücadele, gruplara karşı her türlü düşmanlığa karşı mücadeledir. Dayanışma önemli ” dedi.

Irkçılar artık her kurumda

Halkevi adına konuşan Mustafa Korkmaz da iki Almanya’nın birleştiği 1990 yılından günümüze kadar 213 kişinin ırkçılar tarafından katledildiğini söyledi. Korkmaz da, ırkçılarla spor kulüplerinden, itfaiyeye, polisten, bürokrasiye, karşılaşıldığını kaydeden Korkmaz, “En korkutucu olanı da ırkıçılığın polis ve devletin çeşitli kurumlarında yer almasıdır” dedi.

Geçtiğimiz günlerde Hessen Eyalet Meclisi’nde CDU ve Yeşiller’in oylarıyla, NSU dosyalarının açılması talebinin reddedildiğini belirten Korkmaz, “Peki, her ırkçı saldırıdan sonra yapanların tek kişi olduklarını, bağlarının, desteklerinin olmadığını duyarak mı aydınlanacağız? Halle’de Sinagoga saldıryı yapan tek kişi idi, Kassel Valisini öldüren tek kişi, Hanau’da 9 göçmenin katili tek kişi idi, göçmenlere ve solcu politikacılara yazılan tehdit mektupları tek kişinin marifeti. Karakolda, poliste destekçileri yoktu. Öyle mi gerçekten?” diye sordu. Toplumun ırkçı cinayetlerinin sorumluluğunu almak, karanlık olayları da aydınlatmak zorunda olduğunu kaydeden Mustafa Korkmaz, “Irkçılık kurbanlarının ailelerine maddi ve manevi destek sunulmalıdır. Tüm demokratları ırkçılık gördüğünüzde müdahale etmeye, tepki vermeye, takip etmeye çağırıyoruz” diye konuştu. egazete.de

Arşiv - 13:09 A A
BENZER HABERLER