Hakkari‘nin dağlarından Almanya’nın ortasına

Öğretmen Turan Akpınar Anadolu‘nun ortasında başlayan, oradan en doğusuna, oradan da İstanbul‘a ve sonunda Almanya‘nın ortasındaki Steinbach‘a uzanan yaşam öyküsünü şiirleri ve anıları eşliğinde kitaplaştırdı.
Arşiv - 21 Temmuz 2021 23:36 A A

Türkiye‘de Hakkari’nin Yüksekova ilçesine bağlı İkiyaka köyünde başladığı öğretmenliği Almanya‘da sürdüren ve burada emekli olan Akpınar, „Ak Yakalı Kara Önlükler“ başlığı altında yayınlanan kitabını Çorum İlköğretmen Okulu öğretmenlerine ve oradaki öğrencilik yıllarından beri birlikteliklerini sürdüren arkadaşlarına adamış.  Beyaz yakalıklı, siyah önlüklü öğrencileriyle birlikte olduğu bir fotoğrafıyla kitabın kapağında yer alan Akpınar, başlığı da buradan almış…

Akpınar‘ın 17 yaşından bu yana kaleme aldığı şiirlerinden bir bölümüyle, kişisel arşivinden fotoğraflar eşliğinde yayınladığı anıları, hayatının Almanya’ya öğretmen olarak atandığı 1979 yılına kadar olan bölümünü içeriyor. Yazar, kitabın son bölümünde Almanya yıllarına çok kısa bir şekilde değiniyor. Bu bölüm yazarın yaşamının bu dönemine ilişkin anılarını romanlaştırılmış olarak ikinci bir kitapta ele alacağına dair ipuçları da içeriyor.

Köy enstitülerinin kapatılmasından sonra kurulan ve 1970’li yıllara kadar „köy enstitüsü geleneğini“ sürdüren öğretmen okulları arasında yer alan Çorum İlköğretmen Okulu’nda öğrenim gören Akpınar, daha öğrencilik yıllarda verdiği sözü tutarak, mezuniyetten sonra gönüllü olarak Hakkari’ye atanmasını istemiş. Öğretmen adaylarının o yıllarda coşkuyla söylediği „Öğretmen Okulları Marşı“nın, özellikle de marşın içinde geçen „Şanlı yurdum, her bucağın şanla dolsun / Yurdum, seni yüceltmeye antlar olsun“ bölümünün kendisi için de çok önemli olduğunu her fırsatta dile getiren Akpınar, gönüllü olarak gittiği Hakkari’de altı yıl görev yapmış.

Kitabında öğretmenlik yaşamının ilk bölümüne ilişkin anılarını ve şiirleri aracıyla yansıttığı duygularını dile getiren Akpınar, „17 yaşın verdiği duygularla kaleme aldığım bu şiirleri içeriğine dokunmadan aktardım. Kimi zaman delikanlılığa geçişin delikanıyla sevdayı, kimi zaman algıyabildiğim ama çözümü konusunda kesin sonuçlarını bilemediğim çevresel haksızlıkları döktüm dizelere. Kıyamadım onların defter sayfalarında kalmalarına. İstedim ki okunsun, geçmişin anılarıyla birlikte paylaşılsın. Şiirlerle birlikte, yaşamımda önemli olduğuna inandığım kesitlerden anıları serpiştirdim aralarına“ diyor.

Erzincan’da 1949 yılında dünyaya gelen Akpınar’ın yaşamının ilk yılları, ilkokul üçüncü sınıfa kadar doğduğu kentte geçmiş. İlkokulu ve ortaokulu Çorum’da bitiren Akpınar, ardından sınavla girdiği ilköğretmen okulundan 1970 yılında mezun olmuş. 1970-76 yıllarında gönüllü olarak gittiği Hakkari’de Yüksekova’ya bağlı bir köy okulunda, daha sonra da Bölge Yatılı Okulu’nda öğretmenlik yapmış. Akpınar’ın daha sonraki görev yeri ise İstanbul. Bayrampaşa‘daki iki yıllık öğretmenliği sırasında bir süre önce başladığı Ankara Gazi Eğitim Enstitüsü’nün Türkçe Bölümü’nü de bitiren Akpınar, 1979 yılında Milli Eğitim Bakanlığı tarafından Almanya’ya atanmış ve Heilbronn bölgesinde Türkçe öğretmeni olarak çalışmaya başlamış.

Öğrenciliği döneminde okul öğrenci örgütü başkanı olarak sürdürdüğü sosyal etkinliklerini, daha sonra aktif bir üyesi olduğu TÖB-DER (Türkiye Öğretmenler Birleşme ve Dayanışma Derneği) bünyesinde ve yayıncıları arasında yer aldığı „Yurtsever Devrimci Öğretmen“ gazetesi bünyesinde mesleki ve siyasi faaliyetler olarak devam ettiren Akpınar, 12 Eylül askeri darbesinden sonra bu nedenle soruşturmaya uğramış ve daha görev süresi dolmadan 1983 yılı başında geri çağrılmış. Bu arada eşinin de Almanya’ya geldiğini belirten Akpınar, „12 Eylül yönetimi Türkiye’de akıl almaz anti demokratik uygulamalarla faşist bir yönetim sergiliyordu. Bu uygulamalardan ben de nasibimi aldım. Görev sürem bitmeden geri çağrıldım. Döndüğümde karşılaşacağım ortamı bildiğim için, istifa edip Almanya’da kalmayı tercih ettim“ diyor.

İstifasının ardından bir süre Heilbronn ve çevresi için bir yerel gazeteyi çıkaran ekipte yer alan, ardından da altı yıl boyunca bir market işleten Akpınar, 1985 yılından itibaren de Hessen eyaleti Kültür Bakanlığı bünyesinde Türkçe ana dil dersi öğretmeni olarak yeniden asıl mesleğini yürütmeye başlamış.

Frankfurt yakınlarındaki Taunus bölgesindeki okullarda yürüttüğü Türkçe ve Türk kültürü dersi öğretmenliğini emekliye ayrıldığı 2009 yılına kadar sürdüren Akpınar, yaşamını kendisi gibi emekli öğretmen olan eşiyle birlikte Steinbach’ta sürdürüyor ve yılın bir bölümünü Türkiye’de geçiriyor.

Yazarın Çorum İlköğretmen Okulu’nda tanıştığı, aynı folklör ekibinde halay çektiği, gönül vererek evlendiği, yaşamının Hakkari, İstanbul, Heilbronn ve Hessen dönemlerinde kendisine bir kaç yıl arayla katılan eşi ve meslektaşı Yüksel Akpınar da son yıllarda yoğun olarak sürdürdüğü resim çalışmalarından birkaç örnekle kitapta yer alıyor. Ve de şiirlerde tabii ki.

Akpınar‘ın anı ve şiirlerinin kitaplaştırılmasına destek veren meslektaşı, tanınmış Yazar Kemal Yalçın, kaleme aldığı sunuş yazısında bütün bunları „Anadolu’yu aydınlatmak isteyen Anadolu evladı bir öğretmenin örnek çalışmalarının edebiyata yansıması“ olarak değerlendiriyor ve „Ak Yakalı, Kara Önlükler Türkiye eğitim tarihi açısından genç nesillere, genç öğretmenlere ilham kaynağı olacak bir kitaptır“ diyor.

Almanya’da bir yandan öğretmen olarak çalışırken, diğer yandan da bir bölümü saygın yayıncılık ödüllerine layık görülen çok sayıda kitaba imzasını atan Kemal Yalçın, kendisini „kırk yılı aşkın dostluğun güler yüzlü sembolü“ olarak tanıtan meslektaşı Akpınar’ı ise sunuş yazısında şöyle anlatıyor:
„Turan Akpınar Anadolu’yu aydınlatmak, yurdunu yüceltmek için ant içmişti. Verdiği söze, içtiği anda daima sadık kaldı. Anadolu’nun ak yakalı, kara önlüklü çocuklarının beyinlerini özgürleştirmek, onlara gerçek bilgileri verebilmek için en zor şartlarda severek çalıştı. Aynı idealist, özgürlükçü, devrimci öğretmen karakterini Almanya’daki Türkçe derslerinde de sürdürdü.“

Almanya’daki Türkçe dersleri bugünlerde yine gündemde…
Akpınar’ın uzun yıllar bünyesinde görev yaptığı Hessen Eyaleti’nde Eğitim Bakanlığı kısa bir süre ayrımcı bir karar alarak, yıllardır tartışılan ve binlerce kişinin katıldığı imza kampanyalarıyla dile getirilen Türkçe’nin orta dereceli okullarda seçmeli yabancı dil olarak kabul edilmesi talebini kabul etmedi.

Akpınar’ın bundan sonraki kitabında Almanya yıllarına ilişkin anılarının romanlaşmış olarak yer alması sözkonusu. Almanya Türk Öğretmen Dernekleri Federasyonu (ATÖF) ve Hessen Türk Öğretmenler Derneği‘nin (TÖDER) aktif üyesi olan, dolayısıyla Türkçe dersleriyle ilgili tartışmalar ve mücadelenin içinde yer alan Akpınar, ikinci kitabında bu konulara da yer verecektir herhalde. Yeni kitapta büyük olasılıkla onun Alman toplumuyla özellikle üyesi olduğu Almanya Sosyal Demokrat Partisi (SPD) ile Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası (GEW) üzerinden kurduğu ilişkilerin yansımalarını da bulacağız…

Arşiv - 23:36 A A
BENZER HABERLER