Gazeteci Orhan Bursalı: Patent düzeyi Türkiye’ye sıçrama yaptırmaz

Gazeteci Orhan Bursalı, Türkiye’de henüz Nobel’i hedefleyen araştırmalar yapılmadığını söyledi
Arşiv - 15 Mart 2017 01:55 A A

Türkiye’de patent konusunda bir teşvik programı olmadığını kaydeden Gazeteci Orhan Bursalı, otomotiv sanayinin sürücüsüz ve elektrikli araç üretimini düşünmesi gerektiğini söyledi.

Frankfurt’ta Türk Mühendis ve Mimarlar Birliği’nin düzenlediği ‘Türkiye’nin bilim ve teknoloji politikası’ konulu konferansa katılan Bursalı, paten başvurularının Türkiye’ye sıçrama yaptıracak düzeye ulaşmadığını kaydetti.

Devletin ileri teknolojiyi hedef alan bir bilim ve teknoloji uygulaması gerektiğini savunan Bursalı şunları söyledi: “Yenilikçi bir ekonomiye gittiğiniz zaman, durmadan makinelerinizi yenilersiniz, yeni buluşlarla piyasaya çıkarsınız. Böyle bir yapınız varsa patentleriniz hızlı bir şekilde yükselir. Patent, ürettiğiniz, geliştirdiğiniz malın mülkiyet hakkını sağlamak demektir. Onu üretmek isteyene siz o pattent hakkını vererek önemli gelir sağlarsınız. Türkiye ekonomisi böyle bir yapıdan uzak olduğu için patentler bu kadar düşük düzeyde. İhtiyaç hissetmiyor. Yeni yeni ortaya çıkıyor. Devlet markalaşmayı ve üretimi destekliyor. Markalaşmayı teşvik ediyor. Bu sayede bin 500 patent tescil edildi, marka başvuruları arttı. Fakat bu Türkiye’ye bir sıçrama yaptıracak düzeyde değil. Onu en az dört katına artıracak bilim ve teknoloji politikaları uygulanması lazım.

1930 -1939 arası Türkiye’nin kalkınma hızı, 8,1’dir. 11’e kadar çıkmıştır. Çok önemli rakamdır. O zaman uçak sanayini kullanmıştınız. Sanayileşmeyi hiçbir zaman gözden kaçırmayacaksınız. Yüksek katma değerli mal ürettiğiniz zaman, zeytinyağından kazandığınız parayı katlarsınız. Bu yönde ülkenin çok zayıfı var. Bugün dünyanın belli başlı ülkeleri, sürücüsüz araba test ediyor. Elektrikle çalışan arabaları ön plana çıkarıyor. Türkiye bu konuya ne zaman başlayacak. Elektrikli ürüler var ancak yeterli değil. Orada yaratıcılığın da devreye girmesi lazım. Ülke politikası olarak onun ele alınması ve desteklenmesi lazım. Sürücüsüz araba hikayesi de budur. Ben şu kadar destek veriyorum, şirketler ellerini taşın altına koyacaklar. Otomobil sanayi Türkiye’nin en çok ihraç yaptığı sektör. Böyle bir çalışmayı başlatmaları lazım. Devletin de destek olması şart. Hep ileri teknolojileri hedef alan, bir ekonomi ve teknoloji politikası uygulamak lazım. Üniversitelerde de, eğitimde de aklı, bilimi öne çıkaracak müfredat uygulamak zorundasın. Ama siz evrim bilmem ne derseniz başaşağı gidersiniz” diye konuştu. Türkiye’den yakın gelecekte bilimde Nobel adayı çıkar mı sorusuna Bursalı, “Bence görünmüyor. Bu üniversite politikasıyla böyle bir potansiyel yok. İyi araştırmaların yapıldığı üniversitelerimiz var. Ancak Nobel’i hedefleyen bir araştırmayı henüz göremedim. Hala öncelik Avrupa ve ABD’deki Türklerde. Olağanüstü dönemlerde her zaman üniversitelere baskı kurarak ve susturarak oradaki farklı görüşleri dağıtma politikası izlendi. Demokrat Parti zamanında da 1960’da da izlendi. 1971’de büyük baskılar oldu. Üniversitelerimizin gelişememesinin bir nedeni de budur. On yıl, onbeş yılda bir tasfiye hareketi, sindirme, korkutma hareketi oluyor. Türkiye’de yalnızca bilim insanları değil, zenginler de gitme hazırlığı içinde. Mallarını taşıyıp örneğin Miami’de evlerini alıyorlar. “

 

Arşiv - 01:55 A A
BENZER HABERLER

YORUM BIRAK

YORUMLAR

Hiç yorum yapılmamış.