Black Friday’e yem olmayın

Black Friday aldatmacasına kanılmamasını isteyen Psikolog Nida Altun “Kişiler sınırlı zamanda alışveriş yaparak birbiriyle yarış haline giriyor. Bu durum da kişilerde ötekini yenme arzusu oluşturuyor” dedi.
Arşiv - 22 Kasım 2018 17:00 A A
Amerika’da “Black Friday” adıyla bilinen indirim çılgınlığının Türkiye’de de yoğun ilgi gördüğünü söyleyen Psikolog Nida Altun, “Kişiler sınırlı zamanda alışveriş yaparak birbiriyle yarış haline giriyor. Bu durum da kişilerde ötekini yenme arzusu oluşturuyor” dedi
Amerika’da “Black Friday” adıyla bilinen indirim çılgınlığının Türkiye’de de yoğun ilgi gördüğünü söyleyen Psikolog Nida Altun, “Kişiler sınırlı zamanda alışveriş yaparak birbiriyle yarış haline giriyor. Bu durum da kişilerde ötekini yenme arzusu oluşturuyor” dedi.Büyük indirimlerle ve reklam stratejileriyle markaların, hedef kitlelerine hitap eden ikna ve inandırma işlevini yerine getirdiğini ifade eden Psikolog Nida Altun, “İnsanlarda ‘almalıyım’ düşüncesi oluşturuyor. Diğer insanlarla bir kıyas haline sokan bu durum kişilerde ötekini yenme arzusu oluşturuyor. Bunun ardından duygusal boşluğunu ve yoksunluğunu nesneler ile tamamlama ihtiyacı güdülüyor. Anlık tatmin ile yüzeysel bir mutluluğa ulaşmanın ardından insanlar kendini bu kısır döngünün içinde buluyor” diye konuştu.

“ALMA GÜDÜSÜNE KARŞI KOYAMAMAK ALIŞVERİŞ BAĞIMLILIĞI YAPIYOR”

Her geçen indirim sürecinden sonra yeni bir indirim olacağının öngörüldüğünü belirten Psikolog Nida Altun, “Bireylerin tüketim ihtiyacı doğrultusunda insan ilişkileri de bu düzende şekilleniyor. Alma güdüsüne karşı koyamamaları ve kendilerini ödüllendirme istekleri ise alışveriş bağımlılığa sebep oluyor” dedi.

Kontrolsüz alışverişin, dürtü kontrollerini gerçekleştirememe durumunun bir sonucu olduğunu belirten Altun, konuşmasına şöyle devam etti: “Sistemlerin toplumlara dayatması sonucu var olan bir olgu olduğu için bireysel bir bozukluk olarak ele alınması mümkün değil. Alışveriş bağımlılığı, kontrolsüz para harcama ve kontrolsüz bir şekilde alışveriş düşüncesini zihninden atamama durumunu yansıtıyor. Alışverişin ardından bireyler yoğun mutluluk hissi yaşıyor. Ancak bu geçici bir süreç ve uzun vadede yerini suçluluk duygusu kaplıyor. İleriye dönük yaşantıda maddi ve manevi sorunlar eşlik edebiliyor. Bireysel psikoloji bakış açısından ele aldığımızda insanlar kendilerini güçlü, üstün ve tam hissetme ihtiyacı duyuyor. Çocukluk çağından itibaren var olan aşağılık duygusu sonucu üstünlük çabasına ulaşan bireyler yaşam doyumlarını şekillendirir. Yaşam stilinin bir kurgu olması sonucunda bireyler ihtiyaçlarını biçimlendirir ve uyum sağlama güdüsüne sahip olur. Bu durumdan dolayı çarpık hedefler ve çarpık idealler gibi temel hatalar görülür. İhtiyacı olmadığı halde ürünlere sahip olma arzusu ‘Ben almalıyım. Bana çok yakışacak. Eğer o kıyafeti alırsam üzerimde mükemmel duracak’ gibi dayatmaların arkasına sığınırlar.”

Takıntılı alışverişin patolojik olarak DSM-III de (Diagnosticand Statistical Manual of MentalDisorders) dürtü kontrol bozukluklarında ele alındığını vurgulayan Altun, “Kişi kontrolsüz alışveriş yapmaktan çok, alamadığı ürünler için sıkıntı duyar. Çünkü alışveriş yapmak bu örüntüye sahip kişiler için bir haz kaynağıdır. Günümüzde Black Friday gibi alışverişe yönlendiren indirim kampanyaları insanları bu bağımlılığa doğru çekiyor” ifadelerini kullandı.

odatv.com

Arşiv - 17:00 A A
BENZER HABERLER

YORUM BIRAK

YORUMLAR

Hiç yorum yapılmamış.