Anadolu Ateşi ısıttı

Anadolu Ateşi, Offenbach’ta başarılı performansıyla izleyicilerden tam not aldı
Arşiv - 10 Nisan 2016 11:19 A A

‘Efsanelerin Dansı, Anadolu Ateşi – Fire of Anatolia’ grubu, nefes kesen gösterisiyle ayakta alkışlandı.

Offenbach Stadthalle’yi dolduran,  yaklaşık 2 bin 500 kişi, Mustafa Erdoğan’ın Anadolu ve Orta Asya tarihinden esinlenerek hazırladığı dans, ışık ve renk buluşmasını ayakta alkışladı. Aralarında Frankfurt Konsolosu Özkan Durmaz’ın da olduğu izleyiciler, gruba büyük ilgi gösterdiler.

Mustafa Erdoğan’ın 1999 yılında başlattığı eski adıyla ‘Sultan’s of the Dance’ grubu, Ölümsüzlük dağında, Nemrut’ta tanrıların katında  ateşin, tüm varoluşun kutsayarak başladığı gösterisinde iyilerle kötülerin savaşına, hayatın göçle birlikte azalmasına, ardından da dirilişine yer verdi. Grup, Orta Asya Şaman Türkleri’nden Zerdüşt ve Yezidi Kürtleri’nden Alevi Semah figürleriyle, Güneydoğu Ege, Akdeniz ve Doğu Anadolu, İçbatı Ege, İstanbul ve Karadeniz ile Trakya halk danslarında esinlenerek hazırlanan gösteride adeta nefes kesti. Anadolu Ateşi Hollanda kentleri, Köln, Stuttgart, Nürnberg, Berlin, Hannover, Offenbach gösterilerinin ardından Zürih (10 Nisan, Kongresshaus) ve Münih’te (13 Nisan Zenithalle) sahne alacak

Grup Offenbach gösterisinde danslarıyla şu efsaneyi anlattı: Önce Ateş vardı ölümsüzlük dağında, Nemrut’ta tanrıların katında.  Ateşe kutsandı önce her şey, tüm varoluş… Bedenin o kutsal diliyle ateşe banılıp güneşe sunuldu. Doğunun ve batının ilk kucaklaştığı yerde dünyadaki ilk barış anıtında, ateş dağında Anadolu bir Prometius ateşi ulaştırdı insanlara. Işık ırmakları gibi aktılar yeryüzüne çoğaldılar. Hayat oldular. 

Göç yollarında azalır hayat, katar katar konan ve göçen halkalar yaralı bir coğrafyaya akarlar Anadolu’da. Birlikte yenilir, birlikte dirilirler bütün renkler. Buz gibi yenilgidir artık ölüm. Çok çok eski bir ağıttır Anadolu. Karanlık ile aydınlık savaşının başladığı günden beri bir iyi kazanır bir kötü. Ağıtlar yükselir gökyüzüne. Dünyanın gördüğü en eski ağıdı yine aynı toprağa söyle şimdi tüm yenilenler. Ama umut hep vardır. Çıkagelir birden insan sıcaklığında ateş parlaklığında bir umut. Ete kemiğe bürünmüştür, çağdaş bir Prometheus’dur O. Tasavvufi bir rüzgarla varır; ruhlar semaya ulaşırken insanoğluna. Yaratır ve yeniler her şeyi. Orada, artık dirilişin ve hesaplaşmanın dansı başlar. Aydınlığın ordusu kuşatır tüm karanlıkları. Zafer dalga dalga yayılır Anadolu toprağına.

Davulların savaşı başlar artık Anadolu’da. İyiler ve kötüler karışmış bir araya, iki ordu barışa savaşmaktadır. Davullar önce savaş için vurulur. Savaşın akışı iyiler ve kötüler arasında gidip gelir. Önce kadınlar barışı sağlar kendi aralarında. Sonra da erkekler. Artık davullar barış için vurmaktadır. İnsanoğlu kendi içindeki iyiliğe yenilmiştir. İyidir, Anadolu iyidir insanlar. Bütün yönler barıştır. Yaratan ve yaratılan da el sıkışır ve ahid keser barışa.

Bir gökkuşağıdır Anadolu. Bütün renkleri içinde barındıran, suyu derin, toprağı sert, dağı yüksek, ovası kavurucu bir gökkuşağı. Artık bütün renklerin barışı , dansı vardır suda, toprakta. O renkler ki nasıl savaşın acısını yaşadılarsa yüreklerinde, şimdi de barışın coşkusunu yaşarlar danslarında.

Arşiv - 11:19 A A
BENZER HABERLER

YORUM BIRAK

YORUMLAR

Hiç yorum yapılmamış.