Alper Taş: “Artık içerisi dışarısı yok”

Özgürlük ve Dayanışma Almanya Genel Kurulu’na katılan ÖDP Başkanlar Kurulu üyeleri Taş ve Bektaş yurtdışında örgütlenmeye büyük önem verdiklerini belirttiler
Arşiv - 19 Aralık 2017 23:12 A A

DUİSBURG / EGAZETE.DE

Özgürlük ve Dayanışma Almanya 11. Genel Kurulu, Duisburg’ta gerçekleşti. Sultan Düğün Salonu’nda yapılan ÖDA Genel Kurulu’na katılan Özgürlük ve Dayanışma Partisi Başkanlar Kurulu üyesi Alper Taş,  programlarının yenilmiş sozyalizm pratiğinin devrimci bir özeleştirisi, özgünün de özgürlükçü, özyönetimci, demokratik planlamacı, ekolojist, feminist, anti militarist bir sosyalizm mücadelesi olduğunu söyledi.

Bu özelliklerin reel sosyalizmin devrimci eleştirisi olduğunu kaydeden Taş, “96 yılında kurulan partimiz sosyalizm arayışıdır. Bu arayışımız sürüyor. Almanya’nın devrimciliğini mi yapacağız, Türkiye’deki devrimci mücadeleye destek mi vereceğiz? İçerde mi dışarda mı olacağız’ tartışmasını yıllardan beri yaptınız. Artık içerisi dışarısı, Almanyası Türkiyesi yok. Artık bu ayrım yok. Emperyalist, kapitalist sistem yarattığı o fikriyatı bütün dünyaya eşdeğer şekilde yayıyor. İlkel çalışma koşullarını heryerde dayatıyor. Artık daha küresel. 2008 yılında kapitalizm sistemin krizi hala aşabilmiş değil. Basit, finansal bir kriz değil. Bu sosyal, insani, ekolojik, ve politik bir kriz. Bu krizi savaşla aşmaya çalışıyorlar. Onların kitabında kriz varsa savaş da vardır. Bizim görevimiz hem Türkiye, hem de Almanya ve dünyada çürümüş tükenmiş, insanlığından çıkmış gezegeni yokalmasıyla yüzyüze bırakmış bu kapitalist dünyadan kopmak, yeni bir dayanışma uygarlığı yaratmak durumundayız. Enternalist olmak zorundayız” dedi. Türkiyeli vatandaşların Türkiye’deki politik süreci yakından izlediğini ve etkilediğini kaydeden Alper Taş, ÖDP’nin Almanya’da da örgütlenmesini istediklerini söyledi.

Adalet yok, kararnameler var

Dünya düzeninin Türkiye’de uygulamak için AKP’nin desteklendiğini savunan ÖDP Başkanlar Kurulu üyesi Pelin Bektaş da “Birileri tabiri caizse AKP’ye “Yürü yavrum” dedi. Öyle bir iktidar ki 12 Martlar, 12 Eylüllerin açtığı kapılardan ilerleyerek yürüyebilen, ne yazık ki memleketi 15 yılda koca bir karanlığın, koca bir bataklığın içine sürükleyebilen bir iktidardan bahsediyoruz. Meclis yok, yasama, yürütme, adalet, hak, hukuk, özgürlük, eşitlik yok. Can güvenliği yok. Tutuklanan gazeteciler, kanun hükmünde kararnameler var. Onların yönetim anlayışı bir saray ve etrafında yönetim mekanizmasıdır. Onların hak hukuk dedikleri, kanun hükmündeki kararname dedikleri padişah fermanlarıdır” dedi.

‘Dışarıdan revizyon memleketimizin yararına olmaz’

Siyasal İslamın, ABD’nin Orta Doğu’ya yönelik en önemli silahı olduğunu savunan Bektaş sözlerini şöyle sürdürdü: “Siyasal İslam’ı bu yüzden güçlendirdiler. Bu dönemde kırılma noktaları da oldu. Mısır’da Tunus’ta yaşanan süreç, emperyalizmin bir anlamda ‘tosladığı’ süreçtir. ABD’nin politikalarını revize ettiği, AKP’nin de buna uyduğu bir takım çelişkiler ortaya çıktı. ABD ile Rusya arasında özerk bir alan yaratma çabasına girmesi, Rıza Sarraf davası gibi sonuçlar ortaya çıkardı. Bugün siyasal İslamcı sömürü sistemine karşı mücadele, Amerikan emperyalizmine karşı mücadeleden bağımsız ele alınamaz. Anti emperyalist hattı güçlendirmek durumundayız. Dışarıdan, tepeden bir revizyon memleketimizin, memleketimizdeki insanların çıkarlarına hizmet etmeyecek. Böyle bir beklentiye girmek, en büyük hatalardan biri olur. Sağdaki arayışın da şimdikinin bir benzerinin olacağını deşifre etmemiz gerekiyor. Bu düzenin sağ anlayışlarla değişebileceğine dair umut, inanç yersizdir “ diye konuştu.

Kucaklaşma çağrısı

Özgürlük ve Dayanışma Almanya kongre çağrısında   Avrupa’da yükselen ırkcılığa dikkat çekerek  “Ülkemizdeki gerici, meshepci AKP ikdidarının Batı Avrupa’daki uzantıları ile daha etkili bir mücadale vurgusu öne çıkmakta. Batı Avrupa’da yaklaşık 38 yıldır yürüttüğümüz mücadelenin birikimleri üzerinden ikili siyasi görevleri ekseninde zor bir geleceğin bizleri beklediği aşikardır. Elbette şimdi geçmiş günlerin büyülü ve kalabalık kitlelerinden yoksunuz. Yine biliyoruz ki zamanın kötü ruhunun ters yüz ettiği bir dönemdeyiz.  Kırkıncı yılında bizlere çok önemli devrimci bir mirası devreden hareketimizin bir parcası olduğunu unutmamamız gerekiyor. Arkamıza aldığımız bu devrimci mirasın güçüyle yarınların üstesinden geleceğimize inançımız tamdır. Bu çerçevede Özgürlük ve Dayanışmanın Aralık ayında çağrısına kitlesel bir yanıt vermek için, yoğun bir çalışma temposuna girmemiz gerekiyor. Bütün Özgürlük ve Dayanışma kurumları 17 Aralık 2017‘de bu buluşmaya odaklanmalıdır. Çünkü bu etkinliğimiz kongere ve konferans ötesinde büyük bir buluşmayı içeriyor. Bu buluşma, küçük hesapların, her türden kariyerizmin ve küskünlüklerin, bir köşede durmanın geride bırakılarak, hepimizin yeniden kucaklaşacağı bir gün olmalıdır. Önümüzdeki dönemin siyasi görevlerinin üstesinden gelmenin başka bir yolu yoktur” denilmişti

Genel kurulda sanatçılar, Ali Asker ile Mehmet Gümüş sahne aldılar. Genel Kurul çekilen halaylarla sona erdi

 

Arşiv - 23:12 A A
BENZER HABERLER

YORUM BIRAK

YORUMLAR

Hiç yorum yapılmamış.