Terapi odası kitap oldu

Klinik Psikolog Mehtap Güngör, terapi odasında danışanlarıyla gerçekleştirdiği seansları Ukde ismiyle kitaplaştırdı.
Arşiv - 27 Eylül 2019 13:25 A A

Bu hikayeler biraz ben, biraz sen…” diyor Mehtap Güngör. Danışanlarının izniyle terapi sürecinin işleyişini tüm çıplaklığıyla,öykü tadında anlatıyor. Son yıllarda hızla yayılan EMDR yönteminin mucizevi sonuçlarının büyüsüne okurunu ortak ediyor. EMDR terapisi yolculuğunda adım adım nasıl ilerlendiğini Türkiye’de ve dünyada ilk kez, gerçek öyküler eşliğinde gözler önüne seriyor. 

Mehtap Güngör, tüm bu bilimsel süreci sade ve akıcı bir dille satırlara dökmeyi de başarıyor. Klinik psikolojideki uzmanlığının yanı sıra öykü yazarlığında da iddialı bir kalem olduğunu ilk kitabında gösteriyor. Sola Unitas Yayınları’ndan çıkan “Ukde” tüm kitapçılarda.

TERAPİ ODASINDAN DÖKÜLENLER BU KİTAPTA TOPLANDI

Kitabın üç kahramanınınbir yerlere süpürdüklerini sandıkları anılarıyla nasıl yüzleştiklerini okurken kendinizden çok şey bulacak, hatta kimi zaman sarsılacaksınız.

Hayatlarımız, yaralarımız ve  ukdelerimizin aslında nasıl da birbirine benzediğini görecek, yalnız ve çaresiz olmadığınızı hissedecekseniz.

Alanında bir ilk olma özelliğini taşıyan “Ukde”, psikolojiye ilgisi olanların yanı sıra öykü severlerin de elinden düşmeyecek.

ÜÇ İNSAN, ÜÇ GERÇEK ÖYKÜ…

Eren Bey’in panik ataklarının altında neler vardı?
Ekim Hanım’ın şahit olduğu ve maruz kaldığı şiddet onda nasıl yaralar açmıştı?
Tuna Hanım’ın ilişkisindeki problemlerinin nedenleri aslında hangi anılarıydı?
Kitaptaki üç kahramanın ukdeleri, bugünlerinde ne şekillerde ortaya çıktı?
EMDR Terapisiyle bunlardan nasıl kurtuldular?
Psikologlar terapide neler sorar, yanıtlarda neler arar, bulduklarını nasıl çözüme taşır?

Gerçek insan öykülerini ve gerçek terapi sürecini bir solukta okuyacaksınız

BABASINA ANLATAMADIKLARINI YAZDI

‘’Babam yıllarca mesleğim konusunda sorular sordu bana. Ben tam olarak ne yapıyordum? Ne söylüyordum da insanlara iyi geliyordu? 

İlk kez ofisimi ziyarete geldiğinde, seans odasına girdi. Danışanlarımın hangi koltukta oturduğunu sordu bana. Gösterdim. Geçti, o koltuğa oturdu. ‘’Hadi bakalım.’’ dedi. Şimdi bir kahve söyle ve terapi dediğin şey nasıl bir şeyse bana uygula. Ona kahvesini söyledim. Terapi işini şimdi boş verelim baba dedim. Birlikte kahvemizi içelim, sohbet edelim.

Babamın ofise ilk ve son gelişi oldu. Hatta babam mesleğimle ilgili bir daha soru sormadı. Soramadı. Hastalandı. Yaklaşık altı ay sonra da öldü.

Bu kitabı onun ölümünden sonra yazmaya karar verdim. Babama anlatamadıklarımı yazmak, onun sorularını cevaplamak istedim. Yazarken, ona anlattım. Bu şekilde hem ölümü karşısında hissettiklerimi sağaltmaya, hem de terapide neler oluyor sorusunun cevabını merak edenlere bir fikir vermeye çalıştım.

Babamın, “Sen tam olarak ne yapıyorsun?’’ sorusunun cevabı her zaman ‘’Psikoterapi yapıyorum,’’du.

‘’Psikoterapi nedir? sorusuna ise cevabım hep; “Değişim’’ oldu. Kapımı çalan insanların yaşadıkları sıkıntıları giderebilmek, bu sıkıntılara sebep olan düşünce, davranış ve inançlarını değiştirmeye çalışıyorum.

‘’Bunu nasıl yapıyorsun?’’ sorusunun cevabı ise çok uzundu.

O zamanlar cevaplayamadım. İçimde ukde kaldı.

Hangimizin içinde ukdeler yok ki! Bu kitapla babama ve okuyuculara terapide neler olduğunu öyküleştirerek anlatmayı amaçladım. Hem kendi ukdemi, hem üç danışanımın ukdelerini paylaştım.’’ 

UKDE’NİN KAHRAMANLARI KİTAPTAKİ İSİMLERİNİ KENDİLERİ SEÇTİ

‘’Kitapta yer alan öykülerin kahramanları, danışanlarım. Onların hikayelerinden ve terapisüreçlerinden esinlenerek yazdım öykülerimi. Hepsinden izin aldım. Hatta öykülerdeki isimlerini kendileri belirlediler ve tüm bu süreç içerisinde beni desteklediler.

Öncelikle onlara teşekkürü borç bilirim. Bu üç öykünün kahramanlarına ve tüm danışanlarıma bana dünyalarını açtıkları için minnettarım.’’

EMDR NEDİR?

EMDR (EyeMovementDesensitizationandReprocessing) Göz Hareketleri ile Duyarsızlaştırma ve Yeniden İşleme anlamına gelen etkili bir psikoterapi yaklaşımının/yönteminin adıdır.

1987 yılında Amerikalı psikolog Dr. FrancineShaphiro’nun göz hareketleri ile rahatsız edici düşünce ve duyguların şiddetini azaltabileceğini tesadüfen keşfetmesiyle oluşan bu yöntem, psikoterapistlerin ve araştırmacıların katkılarıyla hızla gelişmiş ve bütüncül bir terapi yöntemi haline gelmiştir.

İlk dönemlerinde, daha çok Travma Sonrası Stres Bozukluğu (TSSB) için uygulanan bir terapi modeli olarak karşımıza çıkan EMDR, günümüzde bağımlılık davranışları, öfke, anksiyete, depresyon, kayıp ve keder, ağrıyı azaltma, benlik saygısını geliştirme, stres yönetimi ve performans geliştirme gibi farklı alanlarda kullanılmaktadır.

Doğal afetler, büyük kazalar, kayıplar, savaş, taciz, tecavüz gibi önemli travmaların yanı sıra, başta çocukluk çağı olmak üzere her yaşta yaşanan ve etkisi travmatik olan her tür yaşantı; günlük hayatta aile, okul, iş çevresinde yaşanan olumsuz olaylar, şiddete maruz kalma, aşağılanma, reddedilme, ihmal ve başarısızlık gibi deneyimler “işlenememiş” anılardır.

EMDR, bu tür anıların yeniden ele alınıp işlenmesini sağlayan bir terapi yöntemidir. Beynin zamanında yapamadığı işlemi yapmasını sağlar. “Bir anının işlenmesi” kavramını biraz açacak olursak; anının travmatik özelliklerinin daha az rahatsız edici olarak hissedilmesi, anıda öğrendiğimiz yanlış yargıların doğru ve olumlu düşüncelerle değişmesidir. İşlemleme sonucunda, gündelik hayatta bizi olumsuz etkileyen ve sorun olarak karşımıza çıkan duygu, düşünce ve davranışlardan özgürleşiriz. Hatta farkında olmadan olumsuz etkilendiğimiz belli tutum, kişi, nesne gibi etkenler artık bizi etkilememeye başlayabilir.

EMDR terapisi, danışanın yaşadığı problemler ortadan kalkana kadar devam eden bir süreçtir. Sadece geçmiş anılarla değil, problemin bugünkü yansımaları (tetikleyiciler) ve gelecekteki olası senaryoları veya rahatsız edici durumu da göz önünde bulundurur. Dolayısıyla EMDR terapisinde sadece geçmiş değil, bugün ve gelecek de çalışılır. Bu sürecin sonunda, danışanı, geçmişin olumsuz etkisinden kurtararak bugününe ve geleceğine daha gerçekçi ve sağduyulu bakması amaçlanır.

MEHTAP GÜNGÖR KİMDİR?

Mehtap Güngör, Boğaziçi Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Psikoloji Bölümü’nden 2000 yılında mezun oldu. Mezuniyet sonrasında 5 yıl boyunca çeşitli eğitim kurumlarında gençlere ergenlik, performans ve sınav kaygısı, motivasyon ve ders çalışma alışkanlıkları konularında danışmanlık yaptı. Okan Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Klinik Psikoloji Yüksek Lisans Programını ‘’Obsesif Kompulsif Bozuklukta Bilişsel Çarpıtmalar ile Semptomlar Arasındaki İlişki’’ konulu projesiyle bitirdi. Güngör, Okan Üniversitesi ve Maltepe Üniversitesi’ndeki çalışmalarının ardından Türk Kızılayı Altıntepe Tıp Merkezi’nde klinik psikolog olarak görev yaptı. Çalışmalarında, Bilişsel Davranışçı Terapi, Gestalt Terapi, EMDR (Göz Hareketleriyle Duyarsızlaştırma) tekniklerini kullanmakta olan Mehtap Güngör, 2015 yılında akreditasyon kriterlerini tamamlayarak EMDR Europe tarafından verilen ve uluslar arası geçerliği olan ‘EMDR Sertifikalı Terapist’ unvanını aldı.

Mehtap Güngör, kurucusu olduğu PsikoMola Bireysel ve Kurumsal İletişim Merkezi’nde çalışmalarını sürdürmektedir.

Arşiv - 13:25 A A
BENZER HABERLER

YORUM BIRAK

YORUMLAR

Hiç yorum yapılmamış.