Neden hep yorgunuz?

Çok hızlı tüketen bir toplum olduk. Son teknoloji işimizi kolaylaştırıyor, Aynı gün içinde sığdırdığımız işler oluyor. Bilgiye, işyerimize, evimize, eğlence ve tatil yerlerine hızlı ulaşır olduk. Ama insanlar günün sonunda çok yorgun düşüyor. Peki neden?
Arşiv - 27 Ekim 2019 11:17 A A

Prof. Dr. Hüseyin Nazlıkul, Odatv.com sitesindeki yazısında  üst model telefonlar, daha hızlı bilgisayarlar, daha hızlı arabalar, daha teknolojik evleri olan insanların hayatları kolaylaşacağına hep zamansızlık ve yorgunluktan şikayet ettiğine dikkat çekti.  İnsanların neden yorgun düştüğünü irdeleyen Prof. Dr. Nazlıkul, insan vücudu elektriksel bir beden olduğuna, hücrelerinin 90 mV’luk bir elektirk akımının iletisi ile çalıştığını belirterek şunları yazdı:

“Yaşadığımız ortamlara da bir bakalım; uydular ile bağlantı halinde yürüyoruz. Cep telefonlarımızın hepsinde internet bağlantısı var. Ofislerimiz bir kablo ağı halinde. Evlerimizde de internet var hem de kablosuz bağlantı var, her yerde. Akıllı binalarda yaşanıyor. Her şey uzaktan kumandalı; klima, kapılar, elektrikli tüm aletler. İş yerlerimiz de öyle, camları bile açılmıyor. Hafta sonu gidilen alışveriş merkezleri, tam bir elektrik dünyası! Televizyon karşısında uyuyoruz, kucağımızda uzaktan kumanda, üzerinde ipad ve yanımızda internet bağlantılı akıllı telefonlarla.

Yorgunuz! Bedenimiz iyi bile dayanıyor bence…

Bedenimizin dinlenebilmesi için bu elektrik ağından çıkması gerekiyor. Bunu yapamadığımız için sürekli gergin, stresli ve yorgunuz. Yorgunluğumuzun başka sebepleri de var tabii, beslenme bağlantılı latent asidoz gibi ama bunu da bir başka yazımda paylaşacağım sizlerle.

NE YAPMAMIZ GEREKİYOR

Normal koşullarda yerkürenin ve atmosferin bir çekim gücü var. Ve bizler bu iki büyük çekim alanında kendi elektrik bedenimizle bir denge halinde yaşıyoruz. Yani yaratılışımızın doğalı ve doğası bu! Ancak insan yapımı bu modern ve maalesef hızla alıştığımız, konforlu yaşam şekilleri bizim dinlenmemize engel oluyor.

Hani bilgisayar başında çok kalırsak gözlerimiz yanar; AVM’lerde çabuk yoruluruz, ısınırız, ateş basar; cep telefonunda uzun konuşursak kulağımız ısınır… İşte bunların hepsi yoğun elektriksel alana maruz kaldığımız için olur. Bedenlerimiz de sürekli olarak bu elektriksel alanlar içinde sürekli bir dinlenememe durumu ile baş etmeye çalışıyor. Sonuç kimi zaman kronik yorgunluk, kimiz zaman sebepsiz gerginlik, kimi zaman ağrılı hastalıklar…

Peki, ne yapmamız gerekiyor? Büyük şehirleri ve bu konforlu hayatlarımızı terk mi etmemiz gerekli? Buna evet demek, en azından kendim için bile gerçekçi bir cevap olamaz. Ama alabileceğimiz bazı önlemler var tabi:

–    Uyuyacağınız odada elektrikli bir cihaz bulundurmayın.

–    Cep telefonlarınızı sürekli olarak üzerinizde taşımayın.

–    Cep telefonlarınızı kulaklıkla kullanın.

–    Ve mümkün olduğunca az konuşmaya özen gösterin.

–    Dinlenme zamanlarınızı açık havalarda geçirmeye özen gösterin.

–    Her fırsatta doğaya çıkın.

–    Elektromanyetik alan koruyucu cihazlar kullanın.

–    Akıllı telefonları çocuklarınızın oyuncağı yapmayın.”

Arşiv - 11:17 A A
BENZER HABERLER

YORUM BIRAK

YORUMLAR

Hiç yorum yapılmamış.