Avukat Tozbey Erden: Derneğimiz tüm mağdurlara ulaşmak için kuruldu

Müjde Tozbey Erden: Derneğimizi desteklemek isteyen tüm dostlarımız ister pasif veya aktif üye olabilir, isterse sadece destekçimiz olabilirler.
Arşiv - 28 Ekim 2019 16:59 A A

Önce Çocuklar Ve Kadınlar Derneği bir süre önce, Türkiye’de şiddete maruz kalan, öldürülen çocuk ve kadınlar ya da yakınlarına destek vermek amacıyla kuruldu. Derneğin kurucusu Avukat Müjde Tozbey Erden ile yeni oluşumu ve yapmak istediklerini konuştuk.

Önce Çocuklar Ve Kadınlar Derneği, farklı özneler tarafından uygulanan şiddet, tecavüz ve ayrımcılık gibi nedenlerle çok zor durumda kalan çocuklara ve kadınlara yardım ve destek için kurulduğu iddiasında.   Bu iddianızı gerçekleştirebiliyor musunuz? Hangi zorluklarla karşılaşıyorsunuz?

Öncelikle desteğiniz ve ilginiz için teşekkür ederiz. Ülkemizin Doğu Anadolu Bölgesinde yani feodal kuralların ve dinin ağır bastığı, kadının yok sayıldığı topraklarda 10 yıl boyunca incinebilir toplum olan kadın, çocuk ve LGBT bireylerine yönelik her türlü şiddete karşı mücadele ettim ve bu davalarda ücretsiz olarak bu bireylerin avukatlıklarını yaptım.

Önce Çocuklar ve Kadınlar Derneği’miz bu mücadelemizin sonucu olarak Antalya’da kuruldu. Ancak sadece bu bölgede değil, tüm Türkiye’de ki mağdur insanlara ulaşmak için kuruldu. Yıllardır Doğu’da sürdürdüğümüz mücadeleyi, daha profesyonel, daha fazla avukat ve gönüllülerle yapmak için kurduk. Özellikle kadın cinayetlerinde, tecavüz ve çocuğun cinsel istismarında kadın ve çocukların yanında yer olmayı amaçlamaktayız.

Örneğin öldürülen bir kadının ailesine ulaştıktan sonra, cinayet davasında ailenin yanında vekilliklerini üstlenmenin yanında, öldürülen kadının çocuklarını yetimhaneden (şimdiki adı çocuk esirgeme kurumu) alıp, öldürülen kadının annesine, babasına, kardeşlerine teslimi için gerekli vasilik davalarını açmaktayız. Koruyucu aile başvurularını yapıp, çocukların her türlü maddi manevi ihtiyaçlarını karşılamaktayız. Yani sadece cinayet davasını sürdürmüyoruz, devamında öldürülen kadının çocuklarının veya anne/babasının, kardeşlerinin yaşamlarını kolaylaştırıcı müdahalelerde bulunuyoruz.

Derneğimiz çok kısa bir zaman içinde onlarca insana, kadına ve çocuğa ulaştı. Derneğimizin açılış etkinliklerini yapamadan bir çok dava ve insan sorumluluğu aldık. Hatta işlerimiz o kadar yoğun ki halen açılış etkinliklerimizi başlatamadık. Ancak amacımız görsel şovlar düzenlemek değil; biz iş yapmak için kurulduk. Ve bizim işimiz de mağdur kadın ve çocuklar. Bu nedenle medyatik olmayı ve görsel anlamda göz doldurmayı umursamıyoruz. Daha şimdiden 40 ‘tan fazla kadın cinayeti, onlarca tecavüz ve çocuk cinsel istismarı vakamız bulunmakta. Bizim için bunlar önemli.

Şiddet uygulayanlar, en yakın aile bireyleri olabiliyor. En yakınların çocukları ve kadınlara şiddet uygulaması yerine ailenin olmanın gerektiğini yapmaları için Türkiye’de neler değişmeli? Devletin bu yönde şiddeti önleme çabalarını yeterli buluyor musunuz?

Bildiğiniz üzere her ülkede kadın cinayeti veya istismar görülebilir. Ancak bizim ülkemizde 2012 yılında 66 kadın, 2018 yılında 440 kadın öldürüldü. Yani yüzde 392 oranında bir artış var. Son 17 yılda cezaevlerinde ki tecavüz hükümlü sayısı 23 kat arttı. Bu artışların bir çok sebebi var. En önemli sebebi tabi ki devlet politikalarıdır. Yani kadına bakış açısının, geriletilmesidir. Çalışan, mücadele eden, sokakta yürüyen, karşı koyan, şiddete boyun eğmeyen ve bu yüzden boşanmak isteyen kadın günahkar ilan edilmiş; evlilik kutsallaştırılmıştır. Erkeğe, kadına hükmetme hakkı olduğu inancı aşılanmıştır. Eğitimde, yargı da, sağlıkta ve tüm alanlarla bu bilinçle karşılaşmaktayız. Bu nedenle devletin şiddeti önleme çabalarıyla karşılaşmıyoruz, sadece kadının boyun eğmesi gerektiği konusunda destekleyici tavrı ile maalesef karşılaşıyoruz.

Öldürülen Emine BULUT cinayetinin hemen ardından “eşinden boşanmayı istemeseydi, Emine’de hak etti” şeklinde ülkemizde tartışma yürütüldü. Ve bu tartışmada hiçbir idari kurum “kadın, şiddete boyun eğmemeli, boşanmak kadının yasal hakkıdır” şeklinde karşı duruş sergilenmemiştir. Tersine sessiz kalınmış ve şiddeti destekleyenler için soruşturma dahi başlatılmamıştır. Bu örnek dahi devletin tavrını göstermektedir.

Kadınların ekonomik olarak eşlerine bağlı olmaları, ekonomik durumlarının iyi olmaması, şiddeti kabullenmelerinde, ses çıkarmamalarında önemli unsur olabiliyor. Kadınların kendi ve çocuklarının geçimlerini sağlayabilecek duruma gelmeleri yönünde de derneğinizin bir çalışması var mı?

Bizler öldürülen kadınların geride kalan çocuklarına, tecavüz mağduru kadınlara mutlaka yaşamlarını sürdürebilmeleri için her türlü desteği sağlıyoruz tabi ki. Örneğin psikiyatrist doktor desteği, eğitim desteği, burs desteği, iş bulmaları için çeşitli yardımlar vb. yani derneğimizin maddi olanakları çerçevesinde her türlü desteği sunmak için uğraşıyoruz. Derneğimiz ne kadar çok güçlenirse o kadar çok mağdur kadın ve çocuğa ulaşmaya da devam edeceğiz.

Türkiye toplumunun izleyen, reaksiyon göstermeyen bir topluma dönüştüğü kanısı yaygın. Emine Bulut, başından susturucu tabancayla vurulmuş Tuğba Anlak, kızına cinsel istismarda bulunan eşi tarafından öldürelen Döndü Şengül  gibi Türkiye’nin en çok konuştuğu kadın cinayetlerinde ailelerin avukatlığını yaptınız. Aileleri en çok şikayet ettiği konu neydi? 

Aileler, yalnız kalmaktan ve desteklenmemekten şikayetçilerdi. Öldürülen kadının geride kalan ailesi bir çok sıkıntı ile karşılaşmakta maalesef. Yaslarını yaşayamadan birçok hukuksal prosedür ile karşılaşmaktalar.

Örneğin kızları ölür ölmez, kalan çocukları devlet yetimhaneye yerleştirmeye çalışmakta. Henüz kızlarını yeni toprağa vermişken, torunlarından kopartılmak istenmekteler. Bu durumda bir taraftan cenaze işlemleri ile uğraşırken, alel acele çocuklar için vasilik davası açıp; koruyucu aile başvuruları yapıyoruz.

Diğer taraftan cinayet soruşturması için devlet tarafından aileye avukat ataması yapılmakta ancak çok genç ve tecrübesiz avukatlar atanmakta. Aile ile birebir iletişim kurulmayıp, bilgilendirme yapılmamakta. Sadece kağıt üzerinde bir avukat atanmakta. Öyle olunca aile, doğrudan idari kurumlara ve yargıya güvensizlikle sürece başlamakta.

Yine Nadira KADİROVA’nın da avukatlığını yaptığımız dönemde, Nadira’nın ailesi yalnız bırakılmış, soruşturma dosyasının kopyası dahi kendilerine verilmemişti. Emniyetin intihar açıklaması dışında bilgileri bulunmamakta idi. Derneğimiz tarafından aileye ücretsiz olarak avukat atanmış, avukat tarafından tüm Türkiye’ye şüpheli ölümün aydınlatılması için çağrı yapılmıştır.

Derneğimiz, ailelerin yaşadığı tüm bu sıkıntılarda, ailenin yanında yer alıp destek sunmaktadır.

Adalet sisteminin içindesiniz?  Kadın cinayetlerini önlemek için idam dahil farklı öneriler var. Sizin öneriniz nedir?

Biz idama karşıyız. Ölüme karşı ölüm bedeli çözüm değil. Türkiye’de İstanbul Sözleşmesi, 6284 sayılı kanunumuz ve Türk Ceza Kanunu, kadını ve çocuğu koruyan yeterli ağırlıkta olan kanunlardır. Aynı şekilde suç işlendiğinde de ağır ceza maddelerine sahip kanunlarımız bulunmaktadır.

Ülkemizde ki sorun kanunlarımızın uygulanmamasıdır. Kadınlarımız şiddet gördüğünü kolluğa söylediğinde, kolluk tarafından kadın korunmak yerine evlilik kutsal denilerek, şiddet uygulayan eşinin yanına gönderilmektedir. Veya kadın için yazılı koruma kararı verilmekte, ancak kadın fiilen korunmamaktadır. Yazılı karara rağmen, şiddet uygulayan eş, kadına şiddet uygulamaya devam etmektedir. Eşini, 50 yerinden bıçaklayan katil kocaya 15 yıl hapis cezası verilmektedir. Çocuğu cinsel yönden istismar edene –bekareti korunduğu için- 3 yıl hapis cezası verilip, tahliye edilmektedir. Keyfi olarak haksız tahrik hükümleri uygulanmakta, kravat indirimi adı altında iyi hal indirimleri uygulanmaktadır. Yani kadını ötekileştiren, ölen ölmüştür kalan sağlar bizimdir zihniyetiyle hareket eden yargı sistemimizde ki bakış açısı nedeniyle cezalarımızın uygulanmadığını düşünmekteyiz. Kanunlarımız uygulanmalıdır.

Derneğinizi desteklemek isteyenler, size nasıl başvurabilir? Passiv üyelik veya destekçi üye gibi bir sisteminiz var mı?

Önce Çocuklar ve Kadınlar Derneği’nin http://once.org.tr/ internet sitesi bulunmaktadır. Bu sitede aldığımız davalar ve yaptığımız işler rahatlıkla görülebilir. Derneğimizi desteklemek isteyen tüm dostlarımız ister pasif veya aktif üye olabilir, isterse sadece destekçimiz olabilirler. Sayfamızda bağış yapmaları için kredi kartı ile giriş bulunduğu gibi, banka hesaplarımız da bulunmaktadır.

Derneğimize yapılacak her destek ile daha fazla cinsel istismar mağduru çocuğa, tecavüz mağduru kadına ve annesiz kalmış çocuğa ulaşacağımız unutulmamalıdır. Ayrıca dostlarımız derneğimizin 0506 1720872 numaralı hattından da bize ulaşabilirler. İlginiz ve alakanız için çok teşekkür ederiz. Sevgiler…

Selamlar, saygılar

Twitter: @oncecocuklarve1
İnstagram: oncecocuklarvekadinlardernegi
Facebook: önce çocuklar ve kadınlar

https://www.instagram.com/oncecocuklarvekadinlardernegi/?igshid=1hwv88z132h22

https://www.facebook.com/%C3%96nce-%C3%87ocuklar-ve-Kad%C4%B1nlar-2301819959853534/

 

Arşiv - 16:59 A A
BENZER HABERLER

YORUM BIRAK

YORUMLAR

Hiç yorum yapılmamış.